Anasayfa / Güncel Haberler / TÜRKMEN ŞENLİKLERİ 1977

TÜRKMEN ŞENLİKLERİ 1977

celalucyildiz@gmail.com

 

29-30 EKİM 1977 günlerinde Silifke de yapılacak olan Türkmen şenlikleri çalışmaları için 16 ekim de yapılan görev bölümü gereğince; Komiteden Aslan Türe, Anamur’a, Özcan Seyhan – Ali Rıza Pembe Ermenek’e, ben de Uzuncaburç- Ura yönüne gitmek üzere yola koyulduk.

 

Araç beklerken, kabasakallı köyünden  bir köylü ile tanış olduk. Ala çulları köylerden toplayıp, satıyormuş. Topladıkları çulları sergilemek üzere anlaştık. Bir pikap ile hareket ettik. Demircili’de bir gün önce kaza yapan öğretmenin motorunu taşıta koyduk. Kırağbuca’ ında araçta indim. Öğretmenlerin , toplantısı olduğundan okulları tatilmiş. Muhtar Uzuncaburç ‘a gitmiş. Yolun kenarında bir çulfalık kurulmuş. Üç kadın ala çul dokuyor.

“ kolay gelsin. “

Sağ olun. Hoş geldiniz.

“ ne güzel dokuyorsunuz.elinize sağlık ? “

Kış aylarında avara kalmamak için dokuyouz.

“ kaç günde dokuyorsunuz ? “

İki kişi yirmi günde dokur.

“ satmak için mi topluyorsunuz ? “

Genellikle çeyizlik olarak dokuyoruz.

“ bu çulu üç kişi dokuyorsunuz .”

Bir birimize yardım ederiz. Bu çulu ben alacağım. Sıra ile her birimize dokuyacağız. Burada keşik, imece ile bir birimize yardım ederiz.

 

Fotoğraf çekmek istiyorum. Çulfalığın başından kalkıyorlar. Ben de yalnız çulfalığın resmini çekiyorum.

 

Uzuncaburç ‘a gidiyorum. Kahvede Bilal Candan’ı sordum. Evine gittim. Tahta oyma işi ile uğraş veriyor. Istar tarağı,, mekik, tahta kaşık, ellik yapıyormuş.

 

Orta okula gittim. Sergi için yardım istedim. Okulu müdürü olmadığından yanıt alamadım.

 

Boyacı Kadir Kurt ‘un evine uğradım. Evde yokmuş. Eşi ve çocukları karşıladı. Bir iki ala çul resmi çektim. Bu yörede ala çulların doğal boyalarını hazırlıyormuş. Eşi ve çocukları da ona yardım ediyorlarmış.

 

Bir motorla Yeğenli köyüne gittim. Oradan da yürüyerek Örenköyü’ne gittim. Tahsin Öğretmen köyde yokmuş.Muhtar Sarı Memet ( Mehmet Uysal ) sordum. “ alan “ a gitti “ dediler. İki yıl önce vekil öğretmenlik yaptığım okula uğradım. Yerli, yerinde duruyor. 20 öğrenciye düşmüş. Yeni su deposu yqapılmış. Akşam olurken köyden ayrıldım. Alan ‘a vardığımda Hüseyin Keya ile karşılaştım. Sarı Memet ‘in Yörük çadırını öğrendim. Meşe, ardıç ağaçlarının arasına kara çadır kurulmuş. Onunla söyleşi kurduk. Politikacılar gelip, gidiyormuş. Fevzi Arıcı ‘da köye gelmiş.

“ Ecevit hükümetine güven oyu vermem için beş milyon verdiler. ( yazmaya utandığım ek bir cazip teklif etti.)  Ama güven oyu vermedim. “ (1977 lerde politika cambazları hala pazarda. Sarı Memet kızıyor.

“ bu adamlar yalan söyleye, söyleye vekil oluyorlar. “

Sergi için köy olarak yardım edeceklerini belirti. Öğrencim olan Suzan , amcası Ali Uysal ‘ın yanında orta okula gidiyormuş.

Kara çadırda yattım. Bir yatağı bana verdiler. Sabah kalktığımda kızların bir yatağı uzunlamasına koyup, yattıklarını gördüm. Sol kolum dışarıda kalmış ağrıyor. Buz gibi bir hava içime işlerken otobüse binip köyden ayrılıyorum.

 

“ biz hep Türkmeniz dediler,

İlmik  , ilmik çul ördüler.

Ala karlı, boz ardıçlı

Çadırlarda göründüler. “

 

Otobüsten Uzuncaburç ‘ta indim. Kadir Kurt ‘a tekrar uğradım. Sergide bize katkı sunacak. Sergilerden, kooperatifçilik, ala çul ihracatından sözedi kurduk. Ala çulları kızlara çeyiz olarak dokuyorlar. En az 8-12 arasında ala çul, kızıl ala dokuyorlar. Bir yarıştır devam ediyor.

 

Öğleye doğru Silifke ‘ye geldim. Bir iki saat sonra Kırtıl ‘a gittim. Yollarda deve fotoğrafları çektin. Köye Felteş Dede ile birlikte gittik. Hasan Gündoğdu, İsmet Bulut ile görüştüm. Gece oluncaya kadar çaldık, söyledik. Köy enstitülerini konuştuk. İç geçirdik. O güzelim eğitim yuvalarını, onların birer, kapatılması.

 

Şenliklere katılacak olan mengi ve samah grubunun oyuncularını tespit ettik. Sergiye götürüle cek olan tahta oymaları hazırladık. Şenliklerden birkaç gün önce Halk eğitim Merkezinde çalışma yapılması kararlaştırıldı.

 

Gece bir saat geri alındı. Saat ayarlaması ile 2,5 günlük enerji kazanı oluyormuş. Gece boyunca yağmur çiseledi. Sabah , babam bir arkadaşı ile köye gelmişti. Onun ile döndük.

 

Türkmen şenlikleri ile ilgili olarak gezi raporumu hazırlayarak komiteye teslim ettim. Sergi için bütün kuruluşlara, köylere yazılar yazıldı. Davet edilecekler listesine birkaç isim önerdim. Ümit Kaftancıoğlu, Durmuş Yazıcıoğlu, Ali Gürlü, Kemal Öğretmen…

 

Türkmen Şenlikleri 29-30 Ekim de yapıldı. Ermenek, Gülnar, Anamur, Mut( Çukurbağ- Çömelek ) , Silifke( Sarıaydın, Kavak, Çatak , Kabasakallı, Kırtıl) , Mersin ( Arslanköy) den Yörük ve Türkmenler geldiler. Türkülerini çalıp, söylediler ve seyirlik Arap oyunlarını sergilediler. Şenliklere gelen yazar, araştırmacılar ile buluştular.

 

Köylerden topladığımız el sanatları salonda sergilendi. Eski İçel / Taşeli yöresi kültürü bir araya geldi. Ermenek, Gülnar, Aydıncık, Arslanköy, Sarı Aydın, Silifke, Çukurbağ, Çmelek, Çatak, Sarıkavak, Kabasakllı, Kayabaşı, Kırtıl ; Toroslardan, Akdeniz’e inen kültür yumağı. Hepsinde ortak kültür. 1836 da Osmanlı’nın Türkmenleri Yörük, Türkmen, Alevi, Sünni diye böle politikası tutmamış.

 

Yapay görüntü var. Ama kültürü değiştirememişler. Onların yolunu Karaca Oğlan, Yunus Emre aydınlatmış. İç Anadolu da devam eden emevi kütürtüne , yozlaşmasına dönüp, bakmamışlar. Toros’  lardan, Akdeniz’e, Akdeniz den, Toroslara bir köprü oluşmuş. Kıbrıs’a ulaşmış. Kıbrıs’tan Silifke üstünden Toros’lara ulaşmış. Bir bakmışsınız Küçük Karacaoğlan olmuş. Bakmışsınız Köprübaşılı Hüseyin, Aşık Veli, Krıtıl ‘da Veysel Şimşek, Felteş Dede . Taşucu’nda Hacı Keya, Keben’de Tüter Kerim, Kayabaşında Horoz Hasan, Kumaçukuru’ nda Kanimini, Çukurbağ da, Çömelek te , Kabasakallı da, seyirlik orta oyunları çıkmış karşımıza. Sarı Aydın Köyünde Musa Yıdız ; Kemeneci Şıh Dayısının yolunda devam ediyor.

 

Anamur’dan heybesi omzunda bir grup, Ermenek’ten, Çatak’tan kemanesi, davulu ile katılan gruplar. Kırtıl dan Tahtacılar Mengi oynayıp, samah dönüyorlar.

 

İşte Türkmen’ in yaşamı ; Kırtıl da Zombak/ Ali usta, Uzuncaburç’ta Bilal Candan Usta aynı ağacı oyuyor. Kaşık, saban yapıyor. Demirci Bayram usta balta, kazma yapıyor, sabanın demirini yapıyor. Orak yapıyor. Kadınlar çulfalığın başında ; ala çul, ala çuval, dokuyor. Kadın, erkek ortak bir yaşam mücadelesi veriyorlar.

 

Milli Folklor Araştırmaları Daire Başkanı Nail Tan, Kütüphaneler Genel Müdürü Müjgan Cumhur, Araştırmacı Yazar İrfan Ünver Nasrattınoğlu, eşi Gönül Nasrattınoğlu , Romanya Kültür Ateşesi  ve eşi , TRT Çukurova Radyosundan Kemal Öğretmen şenliğin onur konukları oldu.

 

Müjgan Cumhur şöyle özetliyordu :

“ şu köylülere bakın. Bir araya gelmişler. Güzel, güzel kaynaşmışlar. Onları çekemeyenler ; sağcısın , solcusun , alevi, sünnisin diye bölüp, parçalayıp dövüştürüyorlar. Oysa bu tablo inadına bir yaşam felsefesinin, barışın, sevginin Toros’larda  yeşerimi. “

 

6.9.2007 sesimiz- Silifke gazetesi.

 

Çok Okunan Haber

DÜNYAYI BÜVELEK TUTTU

“ Çok gelişmiş bir teknolojiyi sihirden ayırmak imkansızdır” Dünyada onca yaşananlara olan bitene bakınca, aklıma …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir