Anasayfa / Güncel Haberler / SEYFİ ALANYA;

SEYFİ ALANYA;

Not: Bu makale 22 Haziran 2005 yılında yine bu köşede yayınlandı.”Ezber bozanlar, Katkı verenler””kitabımda yer alacak.

Noktasına dokunmadan yeniden yayınlıyorum

……………………

Takdir  etmek ve vefa göstermek toplumsal gelişmenin itici gücüdür.

Çoraklaşmış Mersin kültür ortamında vefa ve takdir duyguları ya sulandırıldı yada  günlük yaşamımızdan  kovuldu.

Takdir etmeye dayanan yeni bir Mersin kültürünün, kentimizin geleceğine büyük katkı yapacağına olan inancımdan dolayı, “Mersin’e katkı verenler”, “Mersin’de ezber bozanlar” başlıkları ile iş insanı, bürokrat, yerel yönetici ve siyasetçilerle ilgili çeşitli yazılar kaleme aldım.

Bu yazılarda, hep yaşayan insanlarımızı konu ettim.

Amaç, insanlarımızın yaptıkları iyi şeylerin  başkaları tarafından bilindiğini göstermek ve moral  açısından kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaktır..

Ajandamda daha bir çok isim var.

Seyfi Alanya’da bunlardan birisi idi.

Dün Seyfi Abi’nin ölüm haberi geldi.

Keşke acele etseydim de o yaşarken yazsaydım.

Seyfi Abi, Sadece Mersin değil ,Türkiye Amatör atletizminin kurucusudur.

Bu bağlamda atletizmle ilgili olan herkes onu bilir, tanır.

Meşhur öykü bilinir; Mersin İdmanyurdu’nda futbolcu olarak spora başlar” sen iyi koşuyorsun atlet ol” derler ve atletizm yaşamı başlar.

Elde ettiği Balkan ve Türkiye dereceleri ile dikkat çeker.

Daha sonra da bildiğimiz “Seyfi Alanya” olur.

Ünü, ismi Mersin’in dışına taştı.

Seyfi abi, sporda ve atletizmde marka olmuştur artık.

Ama bir marka daha yaratmıştır: Alanya fırını.

Bundan 25-30 yıl önce, şimdiki Alanya iş merkezindeki “Alanya Fırını” en çok aranan fırın olmuştur.

Ekmek çıkacağı zaman uzun kuyrukları hatırlıyorum.

Fırını anlatmamın başka bir nedeni de  Seyfi abi’nin çalıştırdığı, himayesine aldığı genç atletlerin yatıp kalktıkları, yemek yedikleri yer olmasıdır..

Yani sadece ürettiği ekmekle değil, aynı zamanda atletizme yaptığı katkı ile de ünlüdür “Alanya Fırı

Seyfi abi, ölümünün son günlerine kadar stadyumdaydı.

Özellikle öğleden sonra , antrenman yapan genç aletleri izlerdi.

Bu onun için bir nevi hoş bir hastalıktı.

Manevi haz alırdı.

Hemen her gün stadyumda karşılaşırdık.

Her karşılaşmamızda da mutlaka söyleyecek bir şeyi olurdu:

“Şu çocuklara sahip çıkın”, yada şu etkinliği Mersin’e mal edin diyerek mutlaka spor ve Mersini ilişkilendirirdi.

Kaba bir tarihi tanım yapmak gerekirse 1955 ile 1975 yılları arası Mersin’in  altın çağ dönemidir.

Sanayileşme hızlanıyor, ticaret en üst boyutta, narenciye para ediyor, turistler cirit atıyor..

Aynı yıllar Mersin İdmanyurdu birinci ligde; ünlü atlet ve boksörler çıkarıyoruz.

Tevfik Sırrı Gür Lisesi, hem yetiştirdiği sporcu hem de kültür yarışmalarında kazandığı başarılarla, yurt çapında büyük sükse yapmış durumda.

İşte bu altın günlerin en büyük yaratıcı Seyfi Alanya’nın vizyonu ve çalışmasıdır.

Kent kimliği, kent kültürü, kente ait sembollerle oluşur.

Portakal, zeytin, palmiye, yada Pozcu Mersin’in sembolleridir.

Seyfi Alanya’da bu sembollerden birisidir.

Çünkü onun ismi yıllar önce Mersin’i aşmıştı.

Seyfi Alanya’yı hatırlayanlar Mersin’i bilerek hatırlarlardı.

Seyfi Abi, kent kimliğinin oluşmasında önemli bir figürümüzdü.

Bu nedenle yaşadığı günlerde kapalı spor salonuna ismini vererek, kent  kimliği ile onun ismini özdeş hale getirdik.

Seyfi Alanya gibi isimler her zaman ortaya çıkmaz.

Belirli tarihi koşullar Seyfi Alanya’nın spora yatkınlığı ile buluştu ve böylece Mersin Seyfi Alanya’sını çıkardı.

Seyfi Alanya çoğu eski atlet yada sporcumuz gibi, kendini emekli etseydi, Seyfi Alanya olamazdı.

O, hiçbir zaman emekli olmadı.

Emekli olmadığı içinde Mersin’e ait bir marka bir ekol oldu.

Seyfi abi’yi kaybettik!

Hepimizin başı sağ olsun.

 

Çok Okunan Haber

Melih Gökçek duyurdu: Yeni keşif heyecan yarattı

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin görevden alınan eski Belediye Başkanı AKP’li Melih Gökçek, Sözcü yazarı Muratoğlu’nun Adıyaman’da …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir