Anasayfa / Güncel Haberler / SEÇER’İ KISKANANLAR ÇATLASIN…

SEÇER’İ KISKANANLAR ÇATLASIN…

 

Halkın gittikçe sevdiği ve bağrına bastığı bir Büyükşehir Belediye Başkanı var artık…

Dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile her kesimin beğenisini topluyor.

Başkan Seçer’ in hiçbir uygulaması laf olsun diye yapılmıyor. Kalıcı ve sürdürülebilir işlerin yapılmasını istiyor.

Araştırmalarım ve gözlemlerimin ışığında söyleyebilirim ki; tüm kadrolarının da buna ayak uydurmaya çalıştığıdır.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 19 aylık süre içinde inanılmaz başarılar elde etti. Tarsus’ta yumurtayla karşılanan ve öfkesini basına yüklenerek gidermeye çalışan Burhanettin Kocamaz’ın enkazını kısa sürede düzeltmeye çalıştı.

Salı günü gerçekleştirilen Büyükşehir Meclisinde yaptığı konuşmada, 3 milyar olan borcun 1 milyara yakınını ödeyerek bir başarı endeksinin çarpıcı rakamlarını verdi.

Hem borç ödedi hem de iş yaptı.

Ne yaptı diyenlere söylenecek tek şey;

Gidin 13 İlçedeki MESKİ yatırımlarına bakın derim. Gidin MESKİ’nin nasıl bir tarih yazdığını İlçelerdeki içme suyu, kanalizasyon, arıtma çalışmalarını yerinde görün. Bugünlerde tüm Mersindeki afişlere yapılan MESKİ çalışmalarına bir göz atın. Nelerin yapıldığını hikâyeden değil, gerçek hizmetlerle nasıl yol alındığını görün.

Erdemli ’ye bir yolculuk yapın ve oradaki Yörüklerle bir sohbet edin! Gidin Şevket Sümer mahallesinde Güneydoğulu vatandaşlarla bir dertleşin. Vahap Seçer farkını bir görün oralarda…

Başkan Seçer artık onlar için bir lider. Bir hizmet adamı, ayrımcılık yapmayan bir baba.

Herkesi kucaklayan bir can dost, birlikte yol yürümek isteyen bir yoldaş, omuz omuza yürüyen bir arkadaş, yaşlı dostu bir kardeş, el uzatan bir abi…

Dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla herkesin Başkanı.

Vahap Seçer; durmadan, yorulmadan her alanda gerçekten iyi işler yapıyor. Bunları taraf, yandaş, ya da laf olsun diye yazmıyorum.

Bir Mersinli olarak yazıyorum. Mersini sevdiğim için yazıyorum. Tüm samimiyetimle yazıyorum. Hiçbir beklenti ve ihtiras içinde olmadan yazıyorum.

Metro ön yeterlilik ihalesine giren katılımcı firmaların isimleri açıklandığında, Mersin Büyükşehir Belediyesinin itibarının ne kadar yüksek olduğunu görerek yazıyorum.

13 İlçedeki altyapı, yol, sosyal hizmetlerin çalışmalarını görerek yazıyorum.

İlçelerdeki yoksul yerleşim alanlarındaki “mahalle mutfaklarını görünce yazıyorum. 3 çeşit yemeği 3 liradan yoksulun sofrasına götürebilen sosyal belediyeciliği görünce yazıyorum. Yoksula, yaşlıya engelliye her gün dağıtılan gıda ve sağlık desteğini görünce yazıyorum.

Siz hiç araştırdınız mı? Mersin’de acil ambulans servisinin Büyükşehir tarafından yapıldığını biliyor musunuz?

İl sağlık müdürlüğünün hastahaneler arası ambulans hizmetinin dışında kalan tüm cenaze, hasta nakillerinin Büyükşehir tarafından 14 ambulansla yapıldığını biliyor musunuz?

İşte bu nedenle yazıyorum.

Üniversitelere hazırlanan yoksul öğrencilere verilen eğitim desteğini görünce yazıyorum.

Parklardaki insanların yüzündeki modernliği, çağdaşlığı, huzuru görerek yazıyorum. Pandemi sürecindeki yüksek performansını görerek yazıyorum.

Yine laf olsun diye değil, gerçekten kadını önemseyen, koruyan, kollayan, önceleyen tavrından dolayı yazıyorum. Araştırdım ve ilginç bir sonuçla karşılaştım!

Büyükşehir Belediyesinin her kademesine alınan 900 kişiden 650’si kadınmış. Bunların önemli bir kısmı ise, şiddete maruz kalan kadınlar. Caddeleri, sokakları pırıl pırıl eden, parkları süsleyen, ciddiyetle ulaşım hizmetlerinde görev alan, makam şoförlüğünü yapan kadınları görünce yazıyorum. İdareci olan kadınları görünce umutlanıyorum ve Mersin adına, insanlık adına, adalet adına gururlanıyor ve yazıyorum.

45 yıl önce Yenice – Adana sınırına yerleşmiş 3-5 ailenin, bugün 3 bin olan nüfusunun yaşadığı Atgirmez mahallesine ilk kez yapılan okulu, kreşi, kanalizasyonu, yolu ve eğitim ortamını görünce yazıyorum.

Gerçekten gazeteciyim diyen birinin Atgirmez mahallesine gitmesini öneririm. Vahap Seçer’in ayrım yapmayan, adaletçi ve halkçı belediyeciliğini özellikle orada görmelerini isterim.

İşte bunun için yazıyorum.

Kıskançlık krizine girerek dar dünyasında hayal kuranlarla aynı görüşte elbette değilim. İki güzel lafla bütün değerlerini yitiren, danışmanlık adına beslenen, hedef şaşırtan ve yandaşlığın alasını yapanlarla aynı görüşte değilim.

Her hizmeti tersinden okumaya çalışan kibirli, ukala, seviyesiz ve “sözde gazeteci”lerle aynı görüşte değilim.

Hele birde kendisine CHP’liyim deme lüksünü gören, dinazor siyasetçi, rantçı, vesayetçi, kıskanç ve kendi partisine zarar vermeye çalışan boş lafçıları görünce yazıyorum.

Yazıyorum ve örnekler vererek yazıyorum. Saplantı içinde değilim. Seçer’in açığını, yanlışını, hizmetten uzaklaştığını gördüğümde hiç acımadan eleştirir ve etkili bir muhalefet edeceğimi de belirtmek istiyorum.

Kıskananlar çatlasın…

Namuslular var olsun.

ÖZGÜR KOCAPINAR

 

 

 

 

Çok Okunan Haber

BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ…

İlk kez canlı yayını kesmeden Büyükşehir Meclisini izledim. Hem de sonuna kadar! Bu defa, tüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir