Orhan Boran Vefat Etti

Orhan Boran Vefat Etti

Usta radyo ve televizyoncu Orhan Boran 83 yaşında İstanbul’da hayatını kaybetti.

Türkiye’de ilk stand-up geleneğini başlatan ünlü mizah ustası ve ünlü televizyoncu Orhan Boran yaklaşık 2 yıldır kemik iliği hastalığıyla mücadele ediyordu.
Orhan Boran vefat etti
Eşi Güler Boran, telefonda güçlükle konuşarak eşinin ölüm haberini doğruladı ve ”Çok çok üzgünüm, konuşamıyorum” dedi.
Vücudunun kan üretmekte zorlandığı Boran’a 15 günde bir 2 ünite A Rh negatif kan gerekiyordu ve yaşadığı sürece bu işlemin devam edeceği açıklanmıştı.
BORAN KİMDİR?
Usta mizahçı, 1928 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nü üçüncü sınıftayken bıraktı. İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girerek 17 oyunda oynadı. Paris Les Mathurins Tiyatrosu’nda çalıştı. Açıldığı yıldan itibaren İstanbul Radyosu kadrosunda yer aldı. Londra’ya giderek BBC Radyosunda Türkçe yayın spikerliği yaptı. İstanbul’un birçok gazino ve gece kulüplerinde komedyen, takdimci olarak çalışmalarını sürdürdü. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Filmlerde oynadı.
Yaklaşık 2.5 yıldır kemik iliği hastalığıyla mücadele eden usta sunucu Orhan Boran katıldığı bir programda hastalığı hakkında şunları söylemişti:
“Benim iki hafta aralıkla taze kan almam gerekiyor. Dört gözle vampirler gibi kan alacağım günü bekliyorum. Kan bulunamadığım zaman iştahım kesiliyor, halsiz kalıyorum ve uyku düzenim bozuluyor. Kan grubum A Rh negatif. Oğlum Burak Boran beyin cerrahıdır. Başta hastalığım anlaşılamadı. Miyolofibrosil dediler. Yani kemik içindeki ilikler işe yaramaz hale gelmiş. Bir çok tetkik yapıldı. Ve sonunda anlaşıldı ki belirli periyotlarla taze kan almam gerekiyor. Bu hastalıkla 2.5 yıldır mücadele ediyorum. Hakkımda haberler çıktıktan sonra o kadar çok arandım ki anlatamam. Birden bire gönüllü patlaması yaşadık. Gönül’ü de beni de serseme çevirdi bu ilgi. Ben unutuldum gittim zannediyordum. Ağlayarak benim kanımı da alın diye yalvaran insanlarla karşılaştım. Ağrı’dan arıyorlar, Diyarbakır’dan arıyorlar. Biz kendi imkanımızla geliriz diyorlar. Şimdi 15 günde bir gidip kan alıyorum. Taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyoruz. Ancak son haber olarak Ankara Kızılay Genel Müdürlüğü’nün devreye girdiğini öğrendim. Benim için her ay 4 ünite kan ayıracaklarını söylediler. Çok mutlu oldum.”
TÜRKİYE’DE STAND- UP GELENEĞİNİ BAŞLATMIŞTI
Boran, 1960’lı yıllardan itibaren, gece kulüplerinde Ayaküstü Gırgırı adlı gösterisiyle Türkiye’de ilk stand-up geleneğini başlattı.
Henüz TV’nin olmadığı radyolu günlerde, mükemmel Türkçesiyle kibar esprileri, unutulmaz pürüzsüz sesi, nezaketi ve beyefendiliğiyle tanındı.
Boran, Edremit Cumhuriyet İlkokulu’nu bitirdikten sonra 1938 yılında yatılı olarak Galatasaray Lisesi’ne girdi.
İlk sahne deneyimini Galatasaray Lisesi’nde okurken, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda rejisör olan ve okul temsillerini sahneye koyan Necdet Mahfi Ayral tarafından Molyer’in bir oyununda oynamak üzere seçildiğinde yaşadı.
1944 yılında babası Hikmet Boran’ı kaybetti. 1946 yılında Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu ve Türkoloji Fakültesi’ne yazıldı.
Fakat para kazanması lazımdı. Aynı yıl, Necdet Mahfi Ayral, kendisini Muhsin Ertuğrul ile tanıştırdı. İstanbul Şehir Tiyatroları’nda işe başladı ve Vasfi Rıza Zobu’nun talebi üzerine, birlikte oyunlar sergilediler. Boran, 17 civarında oyunda rol aldı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM