Modern Evliya Çelebi bu sefer Kemalpaşa Çınarköy’de

Modern Evliya Çelebi bu sefer Kemalpaşa Çınarköy’de

12 MAYIS 2012 günü Silifke’den çıktığımız yolculuğumuz , günün son saatlerinde Kemal Paşa ‘da son buldu. Dostumuz İbrahim Kasap bizi Çınarköy girişinde bekliyordu. Evlerine konuk olduk. İzmir’e her geçişimde , Nif  Dağının eteğinde yarı sisli , yarı açık kenti görüyor, hep merak ediyordum. Bu yolculuğumuzda buna son vermek istedim. 
Celal Necati Üçyıldız yazdı
{2}
Özel karışımlı dağ çayını yudumlarken, söyleşimiz başladı. Çınarköy de yaşam asırlar önce başlanmış. Ama bizim Tahtacı dostlarımız buralara 1956-1960 yıllarda gelmişler. Onlar gelmeden burası 30 haneyi hiç bulmamış. Tam birileri geliyormuş. Değişik nedenlerden birileri gidiyormuş. İşte Nif Dağında orman kesen Tahtacılar burayı beğenmişler. Yer satın alıp yerleşmeye başlamışlar. Dostumuz İbrahim Kasap’ın atası da Gülnar’dan (İçel) çıkıp buralara gelmişler. Daha sonra Anamur, Mut, Silifke, Adana Pozantı, Belemedik ; derken 70 hane olmuşlar. Evler yapıp yakın ormanlarda çalışmaya devam etmişler.
Sanayinin Kemal Paşa’ya girmesi ile bölgenin kaderi değişmiş. Sanayi iş kolunda çalışma akıllarına pek gelmemiş. Orman kesimi , nakliye işleri onların geçim kaynağı olmaya devam etmiş. Zaman gelmiş her evin önünde bir kamyon, traktör yer almış. Ama orman işi bitince , kamyonlar, traktörler gitmiş. Şimdilerde fabrikalarda işbaşı yapmaya başlamışlar. 
{3}
Sabah güneş doğarken evin balkonundan aşağılara baktığımda ; yol boyu fabrikaların dizildiğini, fabrika bacalarından çıkan dumanların , sisin birleşerek bulutlu bir görüntüyü yaşadık. Daha sonra aşağılardan bir yel esmeye başladı. İçimizde bir ürperti. Esinti ile birlikte Nif dağından güzel kokular gelmeye başladı. Sis, duman kayboldu. Fotoğraf kareleri güzelleşti. Kahvaltı sonrası ev sahibimiz İbrahim Kasap bizi Çınarköy ü gezdirdi.
Köy tarihi ve orman dokusu ile kaynaşmış. Tarihi çınar ağaçları ile anlamını bulmuş. Bozdoğan sil silesi Nif Dağlarını arkasına almış. Ova ayağının altında . erken çıkan Kiraz ağaçları kızarmaya başlamış. 
Çınarköy’ün kuruluşu beş asırı buluyormuş. Çınarların altında bir türbe anıt gibi duruyordu. Burada Eşrefi Rumi (1484) bu dergahta yaşamış. Hak’ka yürüyünce de mezarını bahçeye koymuşlar. Bahçesinde çınar ağacı, bina yöre taşları ile kaplanmış. 5 asırlık tarihe sahip çıkılmış. 
{4}
Aşağılara doğru yürüyünce Ihlamur ağacı bizi karşıladı. Zaman içinde Karadeniz’e ormana çalımlaya gidenler , getirip ekmişler. Bahçelerde, çınar ağaçlarına biz de varız diyorlar. İzmir de yapılacak 5. Tahtacı Şenliği için hazırlıklar var. Üç etek zubunu giyinen yola çıkmış. Her biri ile tanışıyoruz. Pozantı, Belemedik, derken Kara Safı’nın yeğenlerini görüyoruz. Hısım çıkıyoruz. Onların babalarının amcası, benim de annemin dayısı. 
Çınarköy de Tahtacı Eğitim ve Kültür Derneğinin Şubesi açılmış. Orayı ziyaret ediyoruz. Bir den dernek önü kalabalıklaşmaya başladı. Evren Erol, Hasan Şahin, bir gün önce gelip konuk olmuşlar. Birlikte fotoğraflar çekiliyor. 
13 mayıs ta Bornova da yapılan 5. Tahtacı Şenliğine (geleneksel Hıdrellez Şenliği) katılmak üzere Çınarköy’ n ayrılıyoruz. Kısa süre içinde bir arada olmak. Dost olmak. Tanış olmak. Değişik kentlerden insanların bir köyde , ya da mahallede bir araya gelmesi; orada yaşam kavgalarının devam etmesi. Ortak paydaları Tahtacı olmaları. Orman işini bilmeleri. 1970 yıllarda çıkarılan orman Köyü yasaları ile bunların yaptığı işler , orman işinden anlamayan köy sakinlerine verilmeye başlamış. Yeni tüccarlar türemiş. Bunu fırsat bilen bazı tüccarlar, siyasi destekleri ile ormanlara egemen olmaya başlamışlar. Onlardan alınan iş orman emekçilerini doyurmamaya başlamış. Şimdi , bağ, bahçe kuramayan, fabrika da çalışamayanlar ; zor koşullara

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM