Anasayfa / Güncel Haberler / KORONAVİRÜS

KORONAVİRÜS

Olgu Erol Karaaslan yazdı

 

Koronavirüs salgını ile beraber tarihteki büyük kırılma anlarına tanıklık ediyoruz. Ürkütücü, tüketici ve endişe verici günler bize eşlik ediyor. Alınmayan önlemler, uyulmayan kurallar, önemsenmeyen yaşamlar ve ölümler. Sağlık sistemlerinin çöküşünü, mülteci krizlerini, yoksullukla yok olanları, yersiz yurtsuz olup barındırılamayanları, açlığı, işsizliği, kapitalizmin derinleşen krizlerini kolektif olarak yaşıyoruz.  Psikolojik, ekonomik, sosyal çöküşün sarmalında olan bir ülkede “Burası Türkiye işte”  deyip geçiştirebileceğimiz çaresizlik sözcüklerini geride bıraktık. Gündelik norm olarak yaşadığımız travmayı geçiştiremediğimizden olsa gerek her kelime boğazımızda düğümleniyor. Neo liberalizmle yoğrulan çöküşün daha da kaotik bir duruma doğru gittiğini görüyoruz. Önümüzde belirsiz bir süreç var. Bu süreçte ya kapitalizm kendini sürdürmenin bir yolunu bulacak ya da uzun süre bu kaos içinde bocalayan, hırpalanan, yaşam mücadelesi ile yorulan halk kendine bir çıkış yolu bulacaktır. Bizim tercihimiz emekten, demokrasiden, özgürleşmekten, insanca yaşamaktan, adil bölüşümden, hakkaniyetten yana olanlarladır.

Zizek ve Chomsky’nin ısrarla vurguladığı üzere tarihsel bir kırılma anında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, sorunun ta kendisi olan normalleşme de olmayacaktır. Bu kırılma anında çözümü sağlayacak olan sorunun ta kendisi olan “eski” değil “yeni” dir.  Bu yeniyi gerçekleştirecek olan alttan yapılacak olan eylemlerdir. Bu tarihsel süreçte bizim düşünmemiz gereken etkin olmanın yollarını bulmaktır.

Bu sıçramanın mihenk taşı yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimler tüm faaliyetlerini, halkı örgütlemeye ve onunla bütünleşmeye katkı yapacak biçimde planlamalıdır. Yerel yönetimleri, halk örgütlenmesiyle bütünleştirerek yerel bölüşüm ilişkilerine halktan yana etkili müdahaleler yapan araçlara dönüştürmenin mümkün olabildiğini söyleyebiliriz.

Yerel yönetimlerin halk ile birlikte mücadelesini ve aynı amaçlar etrafında örgütlenmesini mahalle meclisleri kurarak, özellikle kadın ve gençlerin beraberinde yerel yöneticilerin kentin en dezavantajlı bölgelerinde yaşayan en alt kesimleriyle temas ederek, dinamik, hareketli ve toplumsal ağların içerisine yerleşmiş bir model ile sağlayabiliriz.

Bu model Mersin Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde pandemi sürecinde uygulanmaktadır. Bu yardımlaşma ağının rasyonel gerekliklerine vurgu yapılmadan sırf kendi iktidarlarına karşı tehdit unsuru olarak gördükleri ve kendi izinlerine tabi olmadan belediyeler meşruiyet üretebildikleri için  engellenmeye çalışılsada halk nezdinde takdir edilmiş, değer görmüştür. “Bize hizmet yaptırılmıyor” gibi gerekçelerin içinde dolaşmadan halka hizmet veren belediyeler,  İktidar değiştiğinde de yardımların kesilmeyeceğini, daha etkin bir sosyal devlet anlayışı ile devam edeceğini göstermiştir. Halkın içinde halk için tüm ezilenlerle beraber bu mücadeleyi yerelden örmeye başlamışlardır.

Gelecek Halkındır..

 

Çok Okunan Haber

USTA’NIN YENİ OYUNU LA BARBA ÇOK BEĞENİLDİ

Mirza Turgut yazdı   O’nu tanıdığımda da tiyatro ile içli dışlıydı. Hemen hemen 40 yıl …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir