Anasayfa / Güncel Haberler / KORONA İLE YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ

KORONA İLE YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ

Modern insan tipinin yerine kendimi koydum, yazdım, isteyen benimle satırlar arasında seyahat edebilir istemeyen maske taksın..Yeryüzünde gökdelenler yaparak, uzaya giderek, yapay zeka üreterek, gerçekliği,yaşayarak gururla dolaşırken birden bir virüse yenik düştük…Şimdilerde kazandıklarını kaybetmekten korkuyor, ölüm gerçeğini hatırlıyorsun, ancak sonradan ayağa kalkabilme ve yoluna devam edebilme kapasitesine de sahipsin. Her şey yalan oldu sanki doğa bizden intikam alıyor. Tarihteki salgınlardan farklı olarak ırk, dil, din, zengin, fakir, güçlü, zayıf, er, general ayırımı yapmıyor bu bela. Yeni dostların oluştu, su, dezenfektan, sabun, sosyal mesafe yani yalnızlık, bu ne kadar sürecek bilinmez, her şey yalan oldu. Aceleci, sabırsız, hız ve haz odaklı modern insan doyum erteleme becerisini kazanamıyordu, dayanıklılığını kaybetmişti, hayatta başarı tek doğru mu diye sormuyordu ve doğru yaşam felsefesi aramıyordu…

 

Pandemi nerede duracak, bilinmiyor. Kendini çok güçlü, başarılı, her şeye muktedir, alçak dağları ben yarattım gibi dolaşan evrene müdahale etme noktasındaki insanoğlu, teknolojinin getirdikleri ile yani tam güçlülük duyguları ile yeryüzünde dolaşıyordu. Bir gözle görülmeyen virüs geldi ve birden her şey anlamını kaybetti. Ölüm gerçeğini unuttuk hiç ölmeyecek gibi dünyaya çalıştık, hayatın anlamı nedir diye hiç düşünmedik, ölüm hayatın bir parçası idi ve ondan korkup korkmamak bizim tercihimizdi. Devekuşu gibi başımızı kum içine soktuk ölüm avcısı bizi yakalamasın ama başımızı kumda tutamıyoruz o halde ölüm sonrasına ne götüreceğiz düşünmek gerekmiyor muydu? Her anlam altüst oldu varoluşumuzun fabrika ayarlarını keşfetme zamanı gelmiş diyebilecek bile.

 

 

Başka kıtadaki bir hastalık bizi de etkileyebiliyor demek ki.. Ülkemize, ailemize, evimize kadar girebiliyor. Her şey alt üst oldu. Dünya çok küçüldü. İletişim arttıkça insanların birbiriyle etkileşimi de arttı. Dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan sorun herkesi etkiledi. Dolayısıyla artık bir ülkenin, bir bölgenin sorunu, bir ırkın sorunu olmaktan çıkıp genel bir sorun olmaya başlayacak. Ve insanlar buna daha duyarlı olacak. Eşe dosta sarılamıyorsun, kendi elini bile kendi yüzüne süremiyorsun, otobüste, merdivenlerde tutunduğun kollara düşman gibi bakıyorsun… Eve gelince kıyafetin bile düşmanlaşıyor sanki. Gelecekle ilgili hayallerin ve planların altüst oldu, her şey yalan oldu.

 

Annenin, babanın elini öperken çekiniyorsun, çocuklarına sarılamıyorsun. Eğer sağlık çalışanı isen bin defa daha fazla korkuyorsun, başka evde kalıyorsun, işyerinde kazara dokunsalar panik yapıyorsun, kâğıdı arkadaşına uzaktan veriyorsun, dostlarından korkuyorsun. Toplantılar, okullar, fuarlar, restoran, kafeterya, düğünler, turizm, uçuşlar hepsi iptal oldu. Uçaklar soğuktaki kuşlar gibi toplandılar uçamıyorlar. Sahil şehirleri “aman yazlıkçılar gelmesin” diyorlar her şey yalan oldu. Önümüzde belirsiz bir süreç var. Bu süreçte uzun süre bu kaos içinde bocalayan, hırpalanan, halk kendine bir çıkış yolu bulacaktır elbet.

Tarihsel bir kırılma anında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, sorunun ta kendisi olan normalleşme de olmayacaktır. Bu kırılma anında çözümü sağlayacak olan sorunun ta kendisi sağlık kurallarına uymaktır.

Sevgi Sabırlıdır, Sevgi Şefkatlidir. Sevgi Kıskanmaz, Övünmez, Böbürlenmez. Sevgi Kaba Davranmaz. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar

 

 

 

Çok Okunan Haber

KARA KUTU

“ Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz “ Ziya Paşa   Kara Kutu; gazeteci Emin Pazarcı’nın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir