Anasayfa / Güncel Haberler / KİM BU MİLLETVEKİLİ!

KİM BU MİLLETVEKİLİ!

 

Mersin’in kaderi midir bilinmez ama, bir talihsizlik yaşadığı alenen ortada…

Mersin milletvekili olarak parlamentoya gidenlerin büyük çoğunluğunu vatandaşlara sorsanız ismini ile bilmezler.

Çoğunluğunun “Kaldır eli al maaşı” misali sadece kendilerini düşünen, çapsız, liyakatsiz ve memleket sevgisinden uzak “emir kulu” dar siyasetçilerden oluştuğunu görüyoruz.

Çok azı varlığını hissettirebildi, memleketin sorunlarını dayanışma anlayışıyla sürdürmek istedi.

Milletin vekili yalan söylememeli, iftira atmamalı, kapsayıcı olmalı, onurlu ve şerefli olmalı! Çünkü onlara umut bağlanmış, memleket sorunlarını çözmek için görev verilmiş kişiler olarak görülüyor.

Artık sosyal medya ve iletişim araçları çok gelişti. Kimin kaç ayar olduğu görülüyor ve biliniyor. Saklanamıyorlar artık. Ayda bir gelip şirin gözükmek te kurtarmıyor!

Çalışması lazım, sorunları gündeme getirmesi lazım, kendi çıkarını düşünmemesi lazım, iki yüzlü davranmaması lazım.

 

MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un işçi çıkarmaları konusundaki açıklamaları kamuoyunda ve sosyal medyada çok eleştiri almıştı. Kardeşi Ramazan Kılavuz’un ise Kocamaz döneminde Belediye’de işe alınarak yüksek maaş aldığı ortaya çıkmıştı.

Neyse, herkes kendine yakışanı yapar!

……

Dün Büyükşehir Meclisini izlerken Mersin adına utanılacak şeyler konuşuldu. İyi ki, televizyonlar canlı olarak veriyor da vatandaşta biraz da olsa gerçekleri görebiliyor.

 

Meclis oturumundan önce, MHP’li Topkara tarafından gündeme alınması için birkaç konu önerge olarak sunulmak istendi. Bu önergelerin dilek ve temenniler bölümünde konuşulabilecek konular olduğu gerekçesiyle Başkan Seçer, iç tüzük kurallarını izah ederek gündeme aldırmadı.

 

Seçer’ in, izahatıyla, meclis hakimiyetiyle dikkat çektiği görüldü. Yasal mevzuatı açık ve anlaşılır bir şekilde anlatımıyla da herkes sus pus oldu.

 

Başkan Seçer’ in konulara hakimiyeti ve özgüveni, meclisin çok fazla gereksiz konularla zaman harcamasını da engelliyor.

 

Bu öneriler aslında, öneriyi öne sürenleri mahcup edebilecek önerilerdi. Başkan seçer ‘de sonunda bu önerileri, dilek ve temenniler bölümünde tek tek açıkladı.

 

Özellikle işçi çıkarmalarında öne sürülen iddiaların ne kadar içinin boş olduğu, sayıların ne kadar abartıldığını, işten atılanların hangi gerekçelerle atıldığını anlatınca, yine herkes sus pus oldu.

Gerçekler ortaya çıkınca, mahcubiyette ortaya çıkıyor.

Başkan Seçer özellikle işçi çıkarma konusunda çok net konuştu.

 

Mahmut Tat’ın ısrarla “3 binin üzerinde çalışanı işten çıkardınız” sözlerine karşılık, Başkan Seçer, kamuoyunu yanlış bilgilendirmelerden yakınarak, personel alış ve çıkışlarını anlattıkça Mahmut Tat’ın sesi kısıldı.

 

Seçer, binlerce personelin işten çıkarıldığı iddialarının doğru olmadığını belirterek, “Şunu çok net söyleyeyim, binlerce adam çıkartıldı iddiaları palavra, bunlar yalan dolan. Çamur atmaktan başka bir şey değil. Bizim toplamda emekli edilen, istifa, askerlik, ölüm… Yani yılbaşı raporları 1000 civarında bir çıkış var. Tahminen 650 kişisi az önce bahsettiğim belediyemizin kurallarına, kaidelerine, çalışma anlayışına uygun olmayıp işten performans, disiplin gerekçesiyle iş akdi sonlandırılan, yollarımızı ayırdığımız olanlar” diyerek bilgi kirliliğine de noktayı koymuş oldu.

 

İşten atıldığı iddia edilenlerin; iş yapmayan, işe gelmeyen bankamatikçiler olduğunu, çıkarmaların da bu tür performans düşüklüğü ve hizmeti engelleme durumlarından kaynaklandığını anlatınca, konuyu bilen meclis üyeleri yine sus pus oldular!

 

Başkan Seçer’ in özellikle gündeme getirilmek istenen işten çıkarmalar konusunda çok net ve sert açıklamasıyla, bazı tartışılan konularda açıklığa kavuşmuş oldu.

 

Bir milletvekili televizyonlara çıkarak işten çıkarmalar üzerinden kendince siyaset yapmak istemişti.

İşten çıkarmaları anlatırken, bu kış soğukta işten atılanların çok mağdur olduğunu ileri sürmüş ve bir vekile yakışmayan üslupla konuşmuştu!

Başkan seçer açıklamasında bu vekilin adını saymadan veryansın etti.

 

Gerçekten çok basit söylemlerle kamuoyunda yalan ve yanıltıcı açıklamaların toplumsal barışa zarar verecek açıklamalardan kaçınmak lazım.

 

Açıklandığı üzere ve Cumhurbaşkanlığı genelgesi doğrultusunda 10 aydan beri değil belediyeler hiçbir kurum işçi çıkaramıyor.

 

Buna rağmen Olcay Kılavuz’un hala işçi çıkarmalarından bahsetmesine bir anlam verilemedi.

 

“Yakışıksız ve sokak ağzı”, yanlış ve eksik bilgileri ileri sürmek, topluma ve Mersin’e yapılabilecek en büyük haksızlıktır.

 

Öğrendiğimize göre, Olcay kılavuzun kardeşi Kocamaz döneminde işe alınarak yüksek maaş verilmiş ve daha bir ay önce kendi isteğiyle yüksek miktarda tazminatını alarak ayrıldığı ileri sürülmüştü.

Olcay Kılavuz, emeği ile çalışan asgari ücretlinin 3 bin TL civarında maaşına karşılık, kardeşinin nasıl bu derece yüksek maaş aldığını açıklaması lazım. Kamuoyunu bu konuda aydınlatacağı yerde, işçi hakkını savunur duruma geçmesi kimi inandırabilir.

 

Cumhur ittifakı üyeleri tarafından bu tür konular gündeme getirildiğinde, açıkçası bazı gerçeklerde ortaya çıkıyor.

Başkan Seçer, kendine güveniyor ve her konunun konuşulmasını istiyor.

Konular konuşuldukça gerçeklerde gün yüzüne çıkıyor.

 

Kocamaz’ ın yol arkadaşları, Kocamaz döneminin soruşturulmasını isterken, kendilerinin de aynı gemide olduklarını unutuyorlar galiba.

 

Yapılan “hukuksuzluklara, yolsuzluklara” zamanında ses çıkarmayanların konuşmaları ne kadar ciddiye alınabilir.

 

İyi ki meclis var da bu tür konuları daha net görebiliyoruz.

 

İBRAHİM YALÇINER

 

 

Çok Okunan Haber

Çankaya Mektebini ranta kurban etmek..

  İlk okullarımız çocukluğumuzdan günümüze taşıdığımız saf hayallerimizin masum mekanları.. Her birimizin bizi yoğuran, dünyayla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir