Anasayfa / Güncel Haberler / GOÇMAR İNADI

GOÇMAR İNADI

 

Toros Dağlarında yaşayan keçilerin inatçılığını herkes bilir; bir çok fıkraya, hikayeye konu olmuştur.

Ancak Toroslarda yaşayan başka bir canlı var ki çoğumuz bilmeyiz keçi kadar, hatta keçiden de çok inatçı olduğunu.

Bu canlının adı “Goçmar”dır. Derisi biraz kalın ve pürtüklü, rengi koyu gri olan bir kertenkele türüdür. Genellikle büyük kayaları kendine yurt edinir, beslenmek ve dinlenmek için büyük kayaları seçer.

Daha köyde yaşayan çevre  bilinci oluşmamış bir çocukken  goçmar  avlamayı çok severdik. Goçmar öldürmenin diğer hayvanları avlamaktan önemli bir farkı vardır. Diğer canlıları avlayanlar taş, tüfek, ok vb. silahlarını doğrudan öldürmek için kullanır. Iskalamak istemezler, bir kere ıskaladın mı av kaçar.

Ama goçmar öyle değildir. Iska yaptıkça kaçmak bir yana daha da sağlam tutunur bulunduğu kayaya. Biz de bunu bildiğimizden önce sağına, soluna, uzağına birçok taş atarız ki kaçmasın, bizim tehlikesiz olduğumuza inansın diye.

Zaten epey uzaktan taş attığımız için de öyle ilk taşı goçmara isabet ettirmek  ancak şans eseri  olabilir.

Biz ıskaladıkça goçmar kaçmak bir yana daha da yapışır kayaya. O arada biz daha da yaklaşır ve daha yakından atarız taşlarımızı. En sonunda da dibine kadar sokulup hain emelimize ulaşırız.

Bunları niye anlattığımı merak edebilirsiniz. Şimdilerde iktidarın muhalefete tavrını gördükçe  iktidar kanadından birinin çocukluğunda goçmar öldürmüş olabileceği aklama geliyor çünkü.

Zira iktidar da muhalefete öyle  atışlar yapıyor ki sağına soluna düşmekle beraber ciddi bir hasar veremiyor. Buna karşılık muhalefetin de kendine güveni artıp ülkenin ve kendilerinin esenliği için yeni adımlar atmak, alternatifler oluşturmak   yerine tıpkı bir goçmar gibi inatlaşıp oyunu iktidarın çizdiği çerçevede oynamaya devam ediyorlar.

Umarım sonları çocukluğumdaki goçmarlara benzemez. Çünkü  bu kez sadece goçmar değil, yaşadıkları kayalar da tehlikede.

MERSİN; 02.06.2020

Mersin  Limanının özelleştirilmesi için 3 oda/borsa öncülüğünde oluşturulmaya çalışılan güçbirliği başarılı olamadı. Bırakın limanı almayı teklif verme aşamasına dahi gelinemedi.

Daha önce pek çok kere buı konuda görüşlerimi yazıya dökmüştüm. Bunlarda güçbirliğinin limana tek başına sahip olmak yerine kendisine liman işletmeciliğinden anlayan, vizyon sahibi ve mali yönden güçlü bir yabancı partner bulması gerektiğini belirtmiştim. Bunda temel olarak iki gerekçem vardı. Birincisi oluşturulmaya çalışılan güçbirliğinin limanı büyüterek yönetecek bilgi ve  tecrübeden yoksun olması, ikincisi de güçbirliğinin böylesi büyük bir mali güce kısa sürede ulaşmasındaki imkazsızlıktı. Bu gerçekler güçbirliği fikrinin cazibesine kapılan büyük bir kesim tarafından algılanamadı. Bir bakıma onca emek  boşa gitmiş oldu.

Oysa hepimiz biliyoruzki güçbirliğinin asıl gücü parasal değil, siyasi ve sosyal yöndedir. Mersin limanı gibi stratejik özelleştirmelerde siyasal ve sosyal gücün de etkili olduğu bilinen bir gerçek. Seydişehir Aliminyum olgusu ortada. Yeni sahibi satın aldığı fabrikaya girmekte dahi zorlanıyor. Bu bakımdam güçbirliği düşüncesi ne kadar doğru ise, hareket noktası o kadar yanlış olmuştur.

İş işten geçmişmidir?  Hayır. Ancak başlangıçta yapılan hatalardan ders alınarak gerçekçi bir eylem planı hazırlanmalıdır. Yapılması gereken ilk şey de daha önce Kent Radyo’da gündeme getirmiş olduğum   ertelemenin sağlanması olmalıdır. Çünkü özelleştirme sürecinde güçbirliğinin başarılı olması için yeterli bir süre öngörülmemiştir. Onun için öncelikle özelleştirme süreci siyasi güç kullanlarak uzatılmalı ve güçbirliği çok daha sağlam bir şekilde güçlü bir ortakla beraber tekrar yola çıkmalıdır. Ayrıca ortaklık için öyle  25.000.-$ gibi yüksek limitlerden vazgeçilerek oluşuma daha geniş kesimlerin katılması sağlanmalıdır.

Evet güçbirliği gücünün ve güçsüzlüğünün farkında ve ayırdında olursa başarılı olmak hayal değil…

Çok Okunan Haber

HUZURLU SOHBETLER VE MARİNA KAVŞAĞI…

Semir Bolat yazdı   Mersin Büyükşehir Belediyesindeki değişim, kentin her noktasında hissedilir bir hava estiriyor. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir