Erdoğan’ın Uludere Savunması

Erdoğan’ın Uludere Savunması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son parti grubundaki konuşması;
Pakistan ziyaretimiz sırasında fahri doktora ünvanını alarak dünyadaki son gelişmeleri değerlendirdik. Ardından Kazakistan’a bir ziyaret gerçekleştirdik. Ata yurdunda büyük bir misafirperverlikle karşılandık.
25 Mayıs Cuma günü Suriye’den almış olduğum haber yüreklerimi dağladı. Top ve roketlerle gerçekleştirilen Hule’de 110 sivil katledildi. Katledilenlerin yarısının elleri arkadan bağlanmak suretiyle çocuktu. Yine Hama’dan katliam haberleri almaya devam ediyoruz. Öncelikle bu olayları şiddetle kınıyorum ve lanetliyorum. Bu gözü dönmüşlüktür. Bu aklı izanı terk etmektir. Bu insanlık dışı katliam insanlığı ayaklar altına almaktır. BM temsilcisi ziyaret gerçekleştirirken böyle bir katliam gözü dönmüşlüktür. Sabrın da bir sınırı var. Dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu katliamla dünyayla dalge geçiyorlar. 
Bu kan bu katliama çanak tutanların eline yüzüne bulaşmıştır. 
Ülkemdeki bazı STK’ların ve partilerin zalimlerin yanında yer alması düşündürücüdür. Zalimlerin yanında olmak zalimliktir.
Öncelikle şunu ifade etmek zorundayım; biz ne kendi arasında ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro değiliz. Biz 14 Ağustos 2001’de partimizi kurduğumuzda milletimizin gönül diliyle konuştuk. Biz medyanın diliyle iletişim kuran bir hareket değiliz. Ben sevgili Neşat Ertaş’ın şu dizelerini bu kürsüden dahil olmak üzere değişik yerlerde okudum. Şöyle diyor Ertaş, ‘

Dost elinden gel olmazsa varılmaz
rızasız bahçenin gülü derilmez
kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
gönülden gönüle gider yar oy
yol gizli gizli ‘
Ben bugün buradan sadece ve sadece milletime sesleniyorum. Bugün bir kez daha siyasetin dilinden öte gönülden konuşuyorum. Biliyorum ki milletimiz bizi anlıyor. Ta en başında dedik. 75 milyonla gönül diliyle iletişim kurduğumuz için milletimiz bizim içimizi biliyıor. Bize efendilik taslayanlara zerre miskal değer vermeyiz. Biz suyun akışına kapılan ve kendisine ve milletine yabancılaşan bir millet değiliz. İlkelerimizi gözetiriz. Biz iktidara gelmeyi ve iktidara gelmeyi amaç olarak görmeyiz. Bizim için amaç milletin huzur ve refahını sağlamaktır. Biz başarıyı seçimlerde aldığımız oyla değil milletimizin mutluluğuyla ölçeriz. 
10 yıldır bu kürsüden milletimize bir şeyler söylüyoruz. Medya ve siyasi partilerin bu tavrıyla terör meselesi çözülemez diyorum. Biz doğru soruları sorduk ve doğru cevaplar aradık. Oy kaygısıyla değil anaların gözyaşını dindirmek için biz her zaman samimiyetin diliyle konuştuk. Hiç bir şeyi gizlemeden sadece ve sadece gerçekleri milletimize anlatıyoruz. Şu gördüğünüz kadro Cumhuriyet döneminin en karanlık dönemlerini ortaya koymuş bir kadrodur. Dersim’in üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 27 Mayıs’ın üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 12 Eylül’ü yargıya siz taşıdınız. 27 Nisan bildirisi karşısında milletin emanetine siz sahip çıktınız. Faili meçhullerin üzerine hep birlikte gittik. 
Biz devletin diliyle değil biz milletin diliyle konuşuruz. Ne milli iradeye gölge düşürmek gayreti içinde olanlara izin veririz ne de devleti şamar oğlanı pozisyonuna düşürmek isteyenlere çanak tutarız.
Tarihimizde trajik bir olayı sizlere anlatmak istiyorum. 1914 yılında Erzincan’da Osmanlı 3. ordusu Doğu’ya hareket ediyor. Yüzbinlerce nefer şehadet arzusuyla Allahu Ekber dağlarına yöneliyor. On binlerce askerimizi şehit verdik. Rahmetli dedem de o dağl

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM