Anasayfa / Güncel Haberler / BİR TARİHÇİNİN ÖLÜMÜ

BİR TARİHÇİNİN ÖLÜMÜ

BİR TARİHÇİNİN ÖLÜMÜ

TARİHÇİ BİR ÖĞRETİM GÖREVLİSİNİ ÖLDÜRDÜLER.

Bir tarihçiyi öldürdüler ama o ölmeden önce  onlarca kez  öldürüldü. Haksız soruşturmalarla öldürüldü,haksız cezalandırılmalarla öldürüldü,okuluna alınmayarak öldürüldü,çok sevdiği öğrencilerine ders vermesi engellenerek öldürüldü. Onlarca defa  öldürüldü. Daha fazla öldürülmelere dayanamadı ve aramızdan bedenen ayrıldı.

Bu değerli tarihçiyi onlarca kez öldürerek ölümüne yol açanlar kimlerdi?

Üniversiteler üniversiteli olmak üniversite öğrencisi olmak herkesin hayatında çok özel anlamlıdır. Ancak son dönemlerde maalesef üniversiteler liyakatsız insanların rektör olması intihal ile dr,doçent,profesör olunması artık sıradan bir olay haline geldi.

Belli bir anlayıştaki Rektör’lerin Dekan’ların öğretim görevlilerinin  en cahil insanların bile yapmayacağı açıklamaları ile gündeme gelmektedir. Öyle bir noktaya gelindi ki bilim adamları bilimsel çalışmaları ile değil ahlaksız ve kutuplaştırıcı açıklamaları ile kariyer yapmaya başladıkları bir döneme girildi.

ÖSYM eski başkanı Ali Demir’in intihal yaptığı ortaya çıkmış o benim kabahatim değil benim asistanım yapmış diyecek kadar umursamaz bir açıklama yapmıştı. O asistanı ile aynı dönemlerde üniversitede  okumuştuk ve YÖK’e hayır diye yaptığımız basın açıklamaları sonrası en sert şekilde cezalandırılıyor okuldan atılıyor bu durumu ailemizden  bile gizliyorduk. Ama onun asistanı ki aynı dönemde  aynı kampüste okumuştuk-hızlıca inanılmaz bir hızla yükselmişti.

Prof Ömer DİNÇER bakan bile olmuştu. Ama intihal yaptığı için profesörlüğü tartışmaya açılmıştı.

Prof Melih Bulu %50 intihalle suçlanmış hiç ses çıakrmamaış kendini savunmamış Boğazi Üniversitesine rektör  olacağım da  olacağım demiş başka bir açıklama yapmamıştı.

Edirne Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanı Cevdet Kılıç bir gece gelip ülkemizin en parlak öğrencilerinin işini bitirip sabah işe döneceklerini söylemiştir.

Gazi Antep Üniversitesi’nde Prof. Dr. Hakan Altıntaş’ın, 58 çalışmasının 45’inin intihal olduğu iddia edilmiş ama o savunma yapma gereği bile duymamıştır.

AKP’li milletvekili Yüksel Çavuşoğlu’nun profesörlüğe yükselmesini sağlayan tezinin ‘intihal-bilimsel aşırma’ olduğu ortaya çıktı. Tezin, bilimsel bir makaleden bütünüyle alıntı yapıldığı anlaşılınca, İTÜ Senatosu, Çavuşoğlu’nun ‘doktor’ unvanını iptal etti.

Hollanda’da Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) Rektörü Prof. Ahmet Akgündüz’ün, “bilimsel hırsızlık” (intihal) yaptığı öne sürüldü.Ama o savunma yapma gereği duymadı.

Burhan Kuzu sağlığına çok dikkat ederdi. Hergün korona Virüs testi yapardı. Cumhurbaşkanı baş danışmanıydı. Aniden öldü ölümü işle ilgili komplo teorileri dillendirildi. Ama Öldüğü için onun intihalleri konusuna değinmiyorum.

Bu gün 71 üniversite rektörünün hiçbir uluslararası makalede atıf bile yapılmamıştır.

Bu konudaki örnekler çok daha fazla.Ama yüreğim elvermediği için daha fazla yazamayacağım.

Peki bu hocaların ortak özeliği nedir. Akademik çalışma yapmaktansa onun yerine sosyal medyadan halkın tepkisini çekecek yazılar yazıyor insanları öğrencileri tehdit ediyor. Ahlaki ve toplumsal değerlere aykırı paylaşımlar yapıp tepki topluyorlardı. Asistan olarak aldıkları alacakları kişileri seçiyor bizler aynı sınavda aynı soruya aynı cevabı vermemize rağmen onlardan daha az hem de çok daha az not alıyorduk. Gerçek bilim adamları yurtsever Atatürk’çü  demokrat bilim adamlarının hatta tamamen kendini bilime vermiş siyasetten tamamen uzak hocaların derslerinde terazi bir gram şaşmazken bu intihalci hocaların terazisi nedense hiç doğru tartmıyordu.

İşte üniversitelerin düştüğü bu duruma karşı kahramanca savaşan öğretim görevlileri de var.  Onlardan biride DOÇ.DR OKTAY GÖKDEMİR’di.

OKTAY GÖKDEMİR yurtsever bilime aşık öğrencilerine düşkün alçak gönüllü bir insandı. Hakkında onlarca haksız soruşturma açıldı disiplin cezaları verildi. Tek geçim kaynağı olan ve hakkıyla emek vererek gece gündüz çalışarak kazandığı maaşlarını kestiler. Oktay hocam yılmadıkça daha da büyük bir nefretle saldırdılar. Ona selam verenlere yanında  gözükenlere basın açıklamasına katılanlara soruştırma açarak onu ve arkadaşlarını yıldırmaya çalıştılar.

Kendisi de bir çok akademik haksızlığa uğrayan benim de  üniversiteden öğretmenim olan Prof.Dr.Kemal KOCABAŞ onun ölümünü şu ifadelerle duyurmuştu:

SEVGİLİ Dr.OKTAY GÖKDEMİR’İ KAYBETTTİK….

Bugün 15 Şubat 2021…. Acı bir haberle güne, haftaya başlıyoruz…Sevgili kardeşim, arkadaşım, dostum, meslektaşım  Dr. Oktay GÖKDEMİR’in vefat haberini  büyük acıyla öğrendim… Sözün bittiği yer….Çook üzgünümmm….Ülkemiz ve üniversitemiz iyi yetişmiş, nitelikli bir tarihçisini kaybetti… Üniversiteden ilişiği kesilmişti, yoğun bir hukuk mücadelesi içindeydi….. Onun basın açıklamasına katılanlara soruşturmalar açılmıştı… Yaşananlar onun yüreğini yormuştu…Üniversiteden ilişiğinin kesilmesine imza atan meslektaşlarını artık vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum… Köy Enstitülü bir aile geleneğinden gelen, Yeniden İmece dergisinin de yazarı olan Sevgili Oktay’ın aziz hatırasına saygıyla…

Tüm engellemelere rağmen o kısa ve haksızlıklarla dolu yaşamında aşağıdaki eserleri ve çalışmaları yaparak aramızdan ayrıldı. Ona sözümüz olsun. Onun yarıda bıraktığı milli tarih ve bilimsel tarihçilik çalışmalarını geliştirmek için elimizden geleni yapacağız.

Rahat uyu OKTAY GÖKDEMİR hocam. Seni unutmaycağız.

 

Oktay hocamızı toprağa değil yüreğimize gömdük. Ona sözümüz onun babasından aldığı ve öğrencilerine verdiği köy enstitüsü meşalesine tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Bizden sonraki kuşaklara devredeceğiz.

Rahat uyu hocam seni unutmayacağız.

Çok Okunan Haber

MERSİN LİMANI VE İDAM CEZASI

  Kardeşlerim hazır Anayasa tartışmaları başlamış ve gündeme  oturmuşken biz de bu tartışmalara ve gündeme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir