Anasayfa / Güncel Haberler / BİR IŞIKTIR YAŞAMAK

BİR IŞIKTIR YAŞAMAK

Bir kimse ya da bir olayla ilgili yeteri kadar bilgi sahibi olmadan, önceden düşünülen birtakım yargılara veya kararlara varma ön yağrının başlangıcıdır.Ön yargılar yaşamın bir parçasıdır. Farkında olmadan düşünce ve davranışlarda ön yargılar kullanılır. Çoğu kez ön yargıların kendimizde var olduğunu kabul etmeyiz, farkına varsak bile onların etkisini tümüyle ortadan kaldırmakta büyük zorluklarla karşılaşırız

Ön yargı dediğimiz kavram, duygu ve düşüncelerden oluşmaktadır. Bir kimseyi gördüğümüzde kadın veya erkek olması, güzel veya çirkin olması bizim o kişi hakkındaki düşüncelerimizi ister istemez olumlu ya da olumsuz etkilemektedir. Elbette bu durumun kaynaklandığı noktalar da vardır. Bunlardan biri ön yargının çocukluktan itibaren öğrenilmiş olmasıdır. Aile içindeki tutumlar ve davranışlar bizim kişiliğimizi etkilemektedir.

 

 

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu. Nihayet; “Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun” diye düşündü ve ilan etti:

– Pazar günü saat 10’da denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.

Pazar sabahı saat 10’da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı. Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu:

“Bakan yüzme bilmiyor!…”

 

Önyargıların baskın olduğu toplumlarda, kendini ifade edebilmek kurak topraklarda karanfil yetiştirmekten daha zordur. Dünya üzerinde oynanan çok sinsi ve egoist politikalar toplumların belli olaylara karşı önyargılı olmaları için her yolu denemekten çekinmemektedir. Önyargılı kişilerden oluşan böyle toplumlar, bir tür esir kampındadırlar. Dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve önyargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş. İlk oğlan kışın gitmiş, ikincisi İlkbaharda, üçüncüsü yazın, sonuncusu sonbaharda gitmiş. Sonra bir gün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş. İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş. İkinci oğlan, “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı” demiş. Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim

 

 

Sevgiyle kalın. Ve her şeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü sevgi birçok kötülüğü   örter. 

 

Mustafa Mızrak

Gazeteci / Yazar

Çok Okunan Haber

20 YAŞ ALTINA DA SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Cumhur Başkanı Tayyip Erdoğan bir açıklama yaparak “sadece 65 yaş üstü değil 20 YAŞ altı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir