Anasayfa / Güncel Haberler / ABD’de Ulusalcılar Küreselcileri tasfiye ediyor

ABD’de Ulusalcılar Küreselcileri tasfiye ediyor

Mine Şenocaklı’nın Mahir Kaynak’la söyleşisi

Türkiye’de 12 Eylül darbesinin neden yapıldığını hemen herkes biliyordu, Kenan Evren hariç! Amerikalılar Türkiye’de Demirel’i devirdiler, darbe gerçekleşti ve böylece Özal’la küresel sermayenin kapıları sonuna kadar açılmış oldu… 11 Eylül ise tam tersine tüm dünyada küresel sermayenin tasfiyesi için yapıldı! Her ikisini de yapan ABD’ydi!

11 Eylül saldırısından birkaç gün sonra, dünya adeta şoktayken, bütün gözler El Kaideli teröristlere, Usame bin Ladin’e çevrilmişken ve neredeyse tüm Batı 11 Eylül’ü İslam dünyasından ve Müslümanlardan gelen bir saldırı olarak değerlendirirken, siz sıcağı sıcağına katıldığınız bir televizyon programında, olayın bir terörist grubun işi olmadığını, ABD içindeki bir çatışmanın başlangıcı olduğunu söylemiştiniz. Belki de bu sözler dünyada bir ilkti. Sizin de belirttiğiniz gibi, daha sonra teknik analizlerle de desteklenerek benzer iddialar sıkça dile getirildi. Ama o zamanlar sizin bu sözleriniz komplo teorisi olarak nitelendirilmişti. Aradan 10 yıl geçti… 11 Eylül’den sonra dünya nasıl değişti? Ve tabii siz aynı şekilde mi düşünüyorsunuz?

Suç teşkil eden bir olayda maddi delillere dayanmadan kimse itham edilemez. Bu nedenle sözlerim komplo teorisi olarak algılanmıştı o zaman. Ben kriminal bir soruşturma yapmıyordum, olayı siyasi sebep ve sonuçları açısından iki aşamada inceliyordum. Evvela şu sorulara cevap aradım: Terör yapmayı amaçlayan ve bunu gerçekleştiren bir grup, dünyanın en güçlü ülkesi sayılan ABD’nin güvenlik ve istihbarat engellerini nasıl aşmış ve çok karmaşık bir eylemi gerçekleştirebilmişti? Çünkü amatör kişiler böylesine sofistike, karmaşık bir eylemi planlayamazlar. Mutlaka içeriden birilerinden yardım görmeleri lazım. Dört ayrı uçak kaçırılmıştı. Dört ayrı uçakla yapılan bu eylemlerin hepsinin başarılı olması da ihtimaller hesabına pek uygun değildi. Sonra uçaklardaki yolcuların hepsi de kaderlerine razı mı olmuşlardı? Niye teröristlerle mücadele etmemişlerdi? Bir boğuşma olabilirdi. En azından uçaklardan birinde… Ama hiçbirinde olmadı. Eğer yolcular ya da mürettebat mücadele etseydi, uçak yolunu şaşırabilirdi, düşebilirdi… Aslında bütün bunların dışında olayı önce siyasi olarak analiz ettim. Onun dışında elimde hiçbir somut bilgi yoktu. Ve dedim ki, “Bu eylemin böyle olması mümkün değil!” Daha sonra bu fikrimin haklılığını ortaya koyan bir sürü belge çıktı ortaya.

Önce oligarklar tasfiye edildi

-Mesela Pentagon’daki hasarın bir uçak çarpmasının izine benzemediği söylendi…

Evet. Doğrudan doğruya bir füze saldırısı olduğu düşünüldü. O bakımdan ben bunun El Kaide’nin yaptığı bir terör eylemi olduğunu hiç düşünmedim. Sebebi de aklımda olduğu için böyle bir senaryo yazdım. Böyle bir operasyonun sebebi olmalıydı. Aksi halde tüm iddialar havada kalırdı.

-11 Eylül’ün sebebi neydi peki?

Ben bu olay olmadan evvel, sürekli olarak Amerika’nın bütçe açığını takip ediyordum ve bu sorunun nasıl çözüleceğini bir türlü bulamıyordum. Ama bir yerde duracağını hesap ediyordum ve diyordum ki, bir havuz ne kadar büyük olursa olsun, tek taraflı gelen su bir süre sonra havuzu doldurur ve taşar orası. Bunun üzerine şu sorulara cevap aradım; ABD İkinci Dünya Savaşı’nda savaştığı Japonya’yı neden kalkındırdı? Ondan sonra yıllarca ideolojisiyle savaştığı, insan haklarını ihlal ettiği için sürekli kınadığı Çin’in rekorlar kırarak kalkınmasını neden sağladı? Asıl mesleğim de iktisat olduğu için oradaki mekanizmayı takip ettim. Şöyleydi; Japonya’nın da, Çin’in de ekonomileri ihracata dayalıydı ve dış ticaret fazlası veriyordu. Bu ülkeler tasarruflarını güvenli ve kazançlı buldukları Amerika’da değerlendiriyorlardı. Ellerindeki parayı ABD’nin finans kesimine aktarıyorlar, borsaya giriyorlar, ABD hazine bonolarını satın alıyorlar ve böylece Amerika da bütçe açığını tamamlamış oluyordu. Bu devam etmeyecekti, devam etmemesi lazımdı. İşte bu durum bir süre sonra ABD ekonomisinin iki başlı olmasına sebep

Çok Okunan Haber

Genel iktidarın yolu,belediyelerin başarı hikayelerinde

Not:Bu makale 2019 yılının Ekim ayında kaleme alındı ve bu köşede yayınlandı…YENİDEN YAYINLIYORUM Geçtiğimiz hafta …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir