250 BİN STERLİN PARA ÖDÜLÜ

250 BİN STERLİN PARA ÖDÜLÜ

 



 Euro Bölgesi en iyi nasıl parçalanır
Euro Bölgesi’nde yaşanabilecek bir dağılma durumunun en iyi şekilde idare edilebilmesi için en uygun planı sunacak ekonomiste 250 bin sterlin para ödülü vaat ediliyor. Yarışma için sorulan soru şu:



“Üye ülkelerin Ekonomik ve Parasal Birlik’ten ayrılması durumunda, ileriye yönelik büyüme ve mevcut üyelerin refahını sağlamak için izlenecek en uygun ekonomik süreç nedir?”


Ödül için yarışan beş öneri ise, özetle şöyle:


1. Yunanistan ya da başka bir üyenin ayrılması


Euro Bölgesi’ndeki parçalanma bakımından en gerçekçi senaryo, Yunanistan’ın ya da zayıf durumdaki başka bir ülkenin euro’dan ayrılması ve kendi para birimine dönmesi durumunda, bu para biriminin hızla değer kaybetmesi ve devlet borçlarının büyük bir bölümünü silmek zorunda kalmasıdır.


Euro’dan çıkış hazırlıkları gizli yapılmalı ve hemen harekete geçilmelidir. Ayrılmadan önce, bankaların ve ATM’lerin geçici bir süre kapatılması gibi bazı sermaye kontrolleri zorunlu hale gelecektir.


Yeni banknotların basılması zaman alacağından euro banknotları ve madeni paralar, küçük çaplı işlemlerde kullanılmaya devam edecektir.


Yeni para birimi, euro ile bire-bir değerde olmalıdır; fakat kısa süre sonra yüzde 30-50 oranında değer kaybederek Yunanistan’ın uluslararası rekabet gücünü arttıracak etkide bulunacaktır.


Hükümet, borçlarını yeni para biriminde yeniden ele almalı ve borç koşullarını yeniden müzakere etme niyetini açıktan ifade etmelidir.


Enflasyonu kontrol altında tutmak için sıkı tedbirler ilan etmelidir; fakat bu durumda da piyasalar, ayrılan ülkeye yeniden orta vadede borç verebilir.


En önemlisi, ayrılan ülke, elini kolunu bağlayan borç yükünden kurtulma fırsatı bulur.


Mark Pragnell, Capital Economics


2. Keskin ama kısa süreli acı


Birçok ekonomist, herhangi bir ülkenin euro’dan ayrılmasının felakete yol açacak sonuçlar doğurmasını bekliyor.


Oysa son yüz yılda, 69 ülke herhangi bir para biriminden çıkma olayı yaşamış ve bunun hiç de ekonomik çalkantıya yol açacak sonuçlar doğurmadığı görülmüştür.


Para biriminden çıkmak, karmaşık fakat mümkün bir durum olduğu gibi, çıkış haritası sunacak tarihi örnekler de vardır.


Avrupa’daki asıl sorun, çevre ülkelerin dış borç seviyelerinin, daha önceki birçok yükselen piyasa krizinden daha yüksek olması ve çekirdek konumdaki komşuları ile aralarında çok ciddi ücret ve fiyat farkları bulunmasıdır.


Avrupa’da, gelişen piyasalarda görülen ödemeler dengesi krizinin klasik özellikleri söz konusudur.


Durum böyle olunca da, esas sorun ayrılma mekanizmasından öte, ciddi ve gerekli bir uyumun sağlanması sorunu oluyor.


Bu uyum, ya hızlı bir şekilde euro’dan ayrılma ve devalüasyon yoluyla, ya da yavaş biçimde ücret ve fiyatlarda düşüş yoluyla mümkündür.


Euro’dan ayrılma ve devalüasyon, büyük sancı yaratmakla beraber, bu samcı kısa süreli ve keskin olacaktır.


Ayrılma durumunda iflaslar artacak, fakat esnek döviz kurları yoluyla rekabet gücünü artırmak için güçlü bir politika aracı sağlayacaktır.


Devalüasyonla eşzamanlı yürütülen düzenli bir temerrüt ve yeni borç ödeme planı, kaçınılmaz olmakla beraber istenen bir şeydir de.


Bu durumda, daha düşük borç seviyesi ve rekabet gücü, daha yüksek döviz kurları sayesinde, Avrupa’nın çevre ülkeleri yeniden hızla büyümeye başlar.


1931’de İngiltere ve Japonya, 1934’te ABD ve 1936’da Fransa’nın altın standardını bırakması ve daha yakın geçmişte, 1997’de Asya’nın, 1998’de Rusya’nın, 2002’de Arjantin ve 2008’de İzlanda’nın borç erteleme ve devalüasyon sonrasında yaşadığı tecrübeler, bu yönde olmuştur.


Jonathan Tepper


3. Herkesin kendi para birimine dönmesi


Almanya gizli bir çalışma grubu kurarak herhangi bir ülkenin yakında Euro Bölgesi’nden çıkması durumunda uygulanacak bir plan hazırlatmalıdır.


Bu

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM