Anasayfa / Ekonomi Haberleri / Özdemir;”Yüksek Katma Değerli Ürünlere de Yönelmeliyiz”

Özdemir;”Yüksek Katma Değerli Ürünlere de Yönelmeliyiz”

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir yazdı

 

Türkiye, meyve-sebze üretiminde dünya genelinde üst sıralarda bulunmaktadır. Ayrıca yaş meyve-sebze, ülkemizin tarımsal ihracatında önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre 2019 yılında ülkemizin yaş meyve-sebze ihracatı 2.3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın, yaş meyve-sebze sektöründe önümüzdeki yıllar için zaman kaybetmeden atılması gereken önemli adımlar olduğu kanısındayım.

 

Yaş Meyve-Sebzede Potansiyelimiz Yüksek

 

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) rakamlarına göre son otuz yılda hem dünya sebze üretiminden hem de meyve üretiminden aldığımız pay yüzde 22 azaldı. Dolayısıyla, bu alanda sahip olduğumuz kaynakları çok daha verimli kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

Bu doğrultuda, öncelikle yaş meyve-sebze üretimi ve ihracatında sahip olduğumuz konumu daha da ileriye taşımamızı sağlayacak ve mevcut sorunları gidermeye yönelik politikalar oluşturmamız gerektiği kanaatindeyim.

 

Nitekim, bu konuya ilişkin 12-13 Haziran 2019 tarihinde TAGEM öncülüğünde düzenlenen çalıştay raporuna göre ülkemizde yüzde 15-40 arasında yaşanan ürün kayıpları, girdi maliyetleri, örgütlenme yapısı, erkenci çeşitlerin yetersizliği ve sözleşmeli yetiştiricilik gibi konular bu süreçte karşılaşılan en önemli engeller olarak ortaya çıkmaktadır.

 

 Yüksek Katma Değerli Ürünlere de Yönelmeliyiz

 

Diğer yandan, meyve suları, konsantreleri, dondurulmuş meyve-sebzeler, salçalar, soslar, reçeller gibi yüksek katma değerli endüstriyel ürünlere yönelik adımlar atmamız artık elzem hale gelmiştir.

 

Örneğin, ülke olarak yaş meyve-sebzede 2.3 milyar dolar ihracatımız bulunurken, bu rakama ilave olarak, ülkemizin TİM tarafından yapılan ürün sınıflandırmasına göre meyve-sebze sanayi mamulleri ihracatı da 1.5 milyar dolar seviyesindedir.

 

Ancak, yine aynı sınıflandırmaya göre dünya genelinde 182 milyar dolarlık meyve-sebze sanayi mamulleri pazarı söz konusudur. Başka bir deyişle, Türkiye’nin toplam ihracatını aşan bu büyük pastadan aldığımız pay yüzde 1 dahi değildir.

 

Belçika Konserve Patatesten Yılda 2 Milyar Dolar Kazanıyor

 

Oysa, yine TİM istatistiklerine göre yaş meyve-sebze ihracatından ülkemiz kilogram başına 0.56 dolar gelir elde ederken, dondurulmuş ve kurutulmuş meyve-sebzelerden kilogram başına 2.05 dolar, meyve-sebze sularından 1.52 dolar ve bu ürünlerin konservelerinden 1.22 dolar kazanç sağlamaktadır. Yani, katma değer yaratmanın getirisi en az iki kat daha fazladır.

Dünya genelinde bu konuda çok daha çarpıcı örnekler bulunmaktadır. Patates üretimi ülkemizden daha az olan Belçika sadece dondurulmuş, konserve patatesten yılda 2 milyar dolar gelir elde etmektedir.

 

Benzer şekilde, domates üretimi Türkiye’den düşük olan İtalya hazır, konserve domates ihracatından yılda 1.8 milyar dolar kazanmaktadır. İsviçre alkolsüz içeceklerden 1.8 milyar dolar ve Fransa ise sadece mineral, gazlı sulardan 1 milyar dolar yıllık ihracat geliri sağlamaktadır.

 

Meyve-Sebze Politikaları Bütüncül Olmalı

 

Dolayısıyla, ürün desenimiz içerisinde yüksek katma değer yaratan meyve-sebze sanayi mamul üretiminin teşvik edilmesi ve bu kapsamda yapılacak her türlü yatırımın güçlü bir şekilde desteklenmesi önümüzdeki yıllarda tarımsal ihracatta rekabetçi olabilmemiz açısından büyük önem taşımaktadır.

 

Devletimizden beklentimiz, ülkemiz tarımı için en kritik alt sektörlerden biri olan meyve-sebze politikalarını hem tazede hem de mamullerinde bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirmesi ve bu doğrultuda lojistikten pazarlamaya, teşviklerden finansman imkanlarına kadar birbirini destekleyen mekanizmalarla sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmesidir.

Çok Okunan Haber

Seçer; “Çalışmayan personeli bana bildirin”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersinliler’in üçte ikisinin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal projelerinden ve …

Bir yorum

  1. Sayın Özdemir’in üyesi olduğu iktidarın tarım politikaları ülkenin tarım geleceğinin pek parlak görünmediğini bize net bir şekilde anlatıyor.

    daha yakın geçmişe kadar kendi kendine yeten bir tarımsal ürün yelpazemiz varken şimdi en basit tarım ürününün bile ithal hale getirdik.

    bu konuda ciddi olarak kafa yormazsak ve yanlış politkalardan dönülmezse dönülmez bir yol bizi beklemektedirç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir