Anasayfa / Baş Yazar / Seçer’i yolda bulmadık…Meydan boş değil

Seçer’i yolda bulmadık…Meydan boş değil

Mirza Turgut yazdı

Bir yıl bile dolmadan bir çok kişi Başkan Seçer’e karşı sahne aldı.

Sahnede makul,kabul edilebilir eleştiriler de var ve bunlar için Başkan “çok yararlanıyorum” diyor.

Ancak son günlerde dozu artan İtibar suikastları öne çıkmaya başladı. Hakaretlerden tutun da, yerli-yersiz, asılsız iddialar üzerinden saldırılar yapılıyor.

Sadece gazetecilerden bahsetmiyorum. Yıllardır CHP’de siyaset yapmış ve halen etkili olan bir çok kişi bel altı vuruşları sürdürüyor.

Bunlara belediye içindeki eskiden kalma bürokratlar ile Kocamaz döneminde kenara itilmiş, şimdi yeni üst düzey görevleri müktesep hakkı gibi görüp, o görevlere gelemeyenler ağız birliği etmişçesine gizli açık-itibar suikastı sahnesinde yer alıyorlar. Bu iki kesim, yıllardır dışlanmış, haksızlık görmüş, kendine ya da çocuğuna iş bekleyen, samimi dürüst CHP üyelerini kaşıyorlar.

Sahnedeki KARA PROPAGANDA her gün şekil değiştirerek devam ediyor. Bildiğim kadarıyla Büyükşehir’de bir tek HDP’li işe başlamamışken, yukarıda bahsettiğim kesimlere, diğer partilerin militan takımları da eklenerek “Belediye’ye HDP’lileri doldurdu” gibi , neredeyse kampanyaya dönüşmüş propaganda halen iş görmeye çalışıyor.

Dünya insanı, 30 yılın belediyecisi, herkesle barışık, sevgili dostum Bedrettin Gündeş’in HDP ile hiçbir organik bağlantısının olmadığını hemen herkes biliyor ve şu anki görevine HDP istedi diye değil, mesleki kariyeri ile geldi; çok da iyi oldu.

Vahap Seçer, bugüne kadar gördüğümüz başkanlara benzemiyor. Bir kere çok çalışkan ve bağajı dolu. Kent sorunlarına hakim. Her gittiği yerde konuya hakimiyeti ve  çok zengin içerikli konuşmalarını spontan yapıyor.

Bilgili, birikimli hali, sorunlara hakimiyeti, kendine güvenli duruşu övülecek bir meziyet olmasına rağmen, eleştiri,hatta itibarsızlaştırma operasyonuna dönüşmesi de söz konusu kara propagandanın aldığı şekli gösteriyor.

Seçer, bir yıl içinde belediyenin yakasını toparladı: gömleğin yanlış iliklenmiş düğmelerini düzeltti. 4,5 trilyon su borcu olan kurumlar,kararlı bir başkanı karşılarında görünce borçlarını ödemeye başladılar.

 En azından şu ana kadar hiçbir yolsuzluk, kayırma, rüşvet gibi bir olaya tanık değiliz.

Belediyenin kaynakları gelir seviyesi düşük toplum kesimlerine doğru yönlenmeye başladı.

Yıllardır kimileri belediyenin ortağı gibi davranıyordu. Şimdi bunlar belediyenin kapısından bile giremez oldular.

Kara propagandanın arkasında işte bu kesimler bulunuyor.

Daire başkanları Seçer’in performansının %10’nu gösterseler, belediye uçar. Birkaç daire başkanın dışında bizzat ben hiç birine ulaşamıyorum…Ben ulaşamıyorsam vatandaş hiç ulaşamıyor ve tabi fatura başkan Seçer’e kesiliyor.

Geçen yıl otobüs şoförlerinin provakasyonları vardı. Şimdi gencecik insanların canı pahasına İtfaiye personelinin sorumsuzlukları ile karşılaştık.

30 yılın gazetecisiyim ve aktif siyasetin içindeyim

Vahap başkanı aday adaylığından bu yana çok açık destekledim… Kent Radyo olarak Mersin’deki etki gücümüzü Vahap Seçer lehine kullandık. Kişisel olarak bende Toroslar aday adayı idim. Olmadı. Başka bir arkadaşımızı oldu. Toroslarda tam 40 gün, gece- gündüz  aday arkadaşımızla çalıştım. Toroslar’ı alamadık ama Seçer’e 70 bin oy çıkardık…

CHP genel merkezi çok güzel bir strateji izleyerek 11 Büyükşehri aldı.

Genel iktidar için 11 Büyükşehir ve 253 belediyenin başarı hikayeleri oluşturmaları gerekiyor.

Bunu Millet ittifakına ait partilerle birlikte yapacaktır Büyükşehir başkanları sadece kendi partilerine değil, ittifak içinde ve dışındaki(HDP) partilerle işbirliklerini sürdürmek durumundalar.

CHP genel merkezi ve il, ilçe örgütleri, Cumhuriyetin 100.yılında(2023)iktidar olabilmek için, başta Büyükşehirler olmak üzere tüm belediyelerin yaptıkları icraatları halka anlatarak, başarı hikayelerini birlikte yazmalıdırlar.

Parti üyelerinin,il,ilçe başkanlarının bugünkü görevleri başarı hikayesinde görev almaları iken bir kısmının KARA PROPAGANDANIN gizli seslendiricileri olmaları çok garip ve Seçer bunu bir biçimde aşacaktır.

Zaman zaman Yenişehir, Tarsus ve Mezitli başkanları için de bezer propagandalar servis edilmektedir. CHP örgütleri bir yolunu bulup, kara propagandayı tersine çevirerek, başkanların hizmetlerini halka götürmelidirler.

10 Büyükşehrin  ve tabi Seçer’in başarısı,CHP’nin genel iktidar bileti olacaktır.

Biz Başkan Seçer’i yolda bulmadık

Kara pragandaya izin vermeyeceğiz.

Haklı, makul eleştiriye evet, ama itibar suikastına hayır.

Meydan boş değil.

 

Çok Okunan Haber

Miyase İlknur’dan flaş iddia: Cumhur İttifakı’nın Abdullah Gül planı

Cumhuriyet yazarı Miyase İlknur, Abdullah Gül’ün Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olacağına yönelik iddiaları Cumhur İttifakı’nın …

2 Yorumlar

  1. Merhaba Mirza Bey, çok haklısınız.

    Maalesef bazı insanlar siyaseti halka hizmetin bir aracı olarak değil, kendilerine hizmetin bir aracı olarak
    görüyorlar. Bu nedenle de kendi beklentileri gerçekleşmeyince karalama kampanyası başlatıyorlar. Ancak unuttukları bir nokta var ki Vahap Bey 500 binin üzerinde oy alarak seçildi. Bu tür kişisel beklenti içinde olanların sayısı ise birkaç yüzü geçmez. Bu nedenle ne kadar kara propaganda yaparlarsa yapsınlar amaçlarına ulaşamazlar.

    Vahap Bey’in oy almış olsun olmasın tüm Mersin halkına hizmet etmesi gerekiyor ki şu ana kadar da bu yönde ilerliyor. Bu şekilde hizmete devam ettiği sürece de sessiz çoğunluğun desteği arkasında olacaktır. Aslında bu hizmet anlayışını en çok CHP üyelerinin desteklemesi gerekir. Çünkü bu şekilde hizmet ederek CHP de kazanmaktadır. Halka değil de bazı kesimlere hizmet etse ise en başta CHP kaybedecektir. Ben kişisel çıkar için CHP’ye üye olanları CHP’li saymıyorum. Onlar olsa olsa CHP içindeki Truva Atları olabilir.

    Kaldı ki Vahap Beyin CHP veya CHP’lilere hizmet etmek gibi bir görevi de yoktur. O Şehri Emin olarak ayırt etmeksizin Mersin halkına hizmet etmeli ve bu hizmeti de siyasi görüşüne bakmadan liyakat sahibi çalışanlar eliyle yürütmelidir. Bu bakımdan Belediyede siyasi görüşü HDP olan kişilerin çalışmasında hiçbir problem yoktur. Tıpkı CHP, MHP, AKP, İP veya başka partiye sempati duyanların çalışmasında bir sorun olmadığı gibi. Yeter ki liyakat sahibi olsunlar.

  2. Süleyman Güvener

    Sayın Turgut, eleştiri haksız ise siz de karşı eleştirinizi yazarsınız. Eleştirenleri ocu, bucu, eski bürokrat, beklentisi karşılanmayan kişiler, menfaat bekleyenler gibi yazmanız doğru değil. Daha doğru olanı, sizin gazete sahibi olarak bu topa hiç girmemeniz olurdu. Herkesin elinde sizinki gibi gazetesi, tv’si yok. Kimine göre Seçer bulunduğu makamın kişisi olmayabilir size göre de harikalar yaratan birisi olabilir. Seçer’in yanlış tercih olduğunu, geldiği günden bugüne yaptığı icraatların neredeyse büyük kısmının yanlış olduğunu görmek için alim olmaya lüzum yok. HDP’lileri doldurdu diyenler mi var bilmiyorum ama keşke doğru olsa. HDP’den önce eski emniyetçileri doldurdu demek daha doğru olurdu. Kocamaz artığı bürokratlıktan öte artık iyice siyasileşmiş kişileri hala önemli mevkilerde tutuyor dense daha doğru olurdu. Gündeş konusu sizin şahsi düşünceniz. Bu konuda da eleştirilere neden kızdığınızı anlamak güç. Gündeş’e yazı yazdırıp güzelleme yapmasına imkan verebilirsiniz, taktir sizin, neticede gazete sizin. Ama bu konudaki eleştirilere de anlayışlı olmak zorundasınız. Seçer’in çok bilgili olduğu, çok zengin içerikli konuştuğunu söylüyorsunuz. Herhalde bunu görüp anlayabilen ender kişilerdensiniz. Çünkü bunu göremeyen çok geniş bir kesim var şehirde. TV’de konuşmaları, röportajları izliyoruz neticede. Ya da meclis görüşmelerini, yönetimlerini izliyoruz. Bu bilgiyi sanırız ki siz ve sizin gibi düşünen dar bir kesim diğer kesimden daha iyi görüyor. Gazetecisiniz madem bir soru sormak isteriz, yanıtlarsanız memnun oluruz. İtfaiye Daire Başkanının eğitimi ve kariyeri nedir? Eğitimi ve kariyeri bulunduğu görevi karşılayacak biçimde midir? Değilse, o göreve nasıl ve neden atanmıştır? Kim tarafından atanmıştır, niçin atanmıştır? Kişinin liyakatı bir yana, kendisini ilgilendirir bir yerde çünkü, ama o liyakattaki birisini İtfaiye Daire Başkanı atayan kişinin, zihniyetin hiç mi yanlışı yoktur? Bu örnekteki gibi, diğer Daire Başkanlarının, Genel Sekreter Yardımcılarının liyakatı nedir? Bu konu ne zaman masaya yatırılacak? Bu konuda her eleştiri yapana ne zaman hain damgası vurmaktan vazgeçilecek? Seçer’in en yakınındaki, kendi getirdiği insanların çok kısa zamanda Seçer’den kaçarcasına ayrılmasına ne diyeceksiniz? Mesela neden onlardan biriyle röportaj yapıp merak edilenleri yayınlamıyorsunuz? Bu kibir, şişkin ego, ben bilimci, herkes tepeden bakan, bürokratlara hakaret eden tavırla nereye kadar gidilir? Neden bunlardan bahsetmiyorsunuz? Yoksa bunları hiç mi duymuyorsunuz? Hep güzel şeyleri mi duyuyorsunuz? Bunları söyleyen herkes hain mi, düşman mı? Bu konuları lütfen bir düşünün. Eğer önemli bir gazetecilik görevi yapmak istiyorsanız, tv niz de var madem, eleştiri yapanlarla eleştirileni bir tv programında karşı karşıya getirin. Herkes eteğindeki taşı döksün. Kim başarılı, kim haklı-haksız izleyenler karar versin. Ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir