Anasayfa / Baş Yazar / Akdeniz’de Kentsel dönüşüm başlıyor

Akdeniz’de Kentsel dönüşüm başlıyor

Mirza Turgut yazdı

 

Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi(o günlerde MTSO yönetimindeydi)bir  gün bana şöyle dedi:

“KENT SEL DÖNÜŞÜM Kavramını ilk defa  senden duydum”

Evet o günler de hem yazılar yazarak hem de Kent Radyo’da konuşarak Kamuoyu yaratmaya çalıştım.

Aynı çalışmayı Abdullah Ayan abimde yaptı

Mersin’de yepyeni bir kültür ortamı oluşturduk.

Bu yazılarımızın sonucu Toroslar belediye başkanı Hamit Tuna Alsancak mahallesi içini kentsel dönüşüm başlattı, amA olmadı, bir çok engele çarptı. Hamit Bey’e çok destek verdik.

Daha sonra Akdeniz ilçesi Çilek mahallesinde başlayacak olan Kentsel dönüşüm de çeşitli direnişlere sahne oldu  ve unutuldu.

Şimdi Akdeniz Belediye başkanı ciddi bir hamle başlattı. İnşallah sorunsuz hayata geçer..

Başkan Gültak’ı bu çalışması nedeniyle kutluyorum.

Elbette bunlar palyatif çözümler.

Ama tabi her şeyin bir ilki var.

Ben yıllar önce köklü çözüm önermiştim.

Elbette köklü çözüm için ber yerlerden başlamak lazım. Gültak DÖNÜŞÜMÜ başlatmış oldu.Bunun altın çizmek gerekiyor.

Örneğin 40 bin konut yaparak 200 bin kişiyi evlere  oturttup, Mersine yakışmayan bir çok yeri yıkıp, yeniden inşaa etmek için büyük düşünmek gerekiyor demiştim…

Büyük hayaller kurmalıyız…

2003 yılında yazdığım MERSİN İÇİN HAYAL KURMAK yazımı şimdi tekrar yayınlıyorum…O zaman dan bugüne neler değişti? Neler konuştuk, şimdi neleri konuşuyoruz?

İŞTE O YAZIM:

Dahası hayallerimizi tartışalım ve hepimizin üstünde birleştiği “Dünya kenti Mersin ütopyasını” yaratalım..

Mersin Türkiye’nin tüm illerinde farklı özellikleri olan bir kenttir.

 

Bu bir  Mersin gerçeğidir.

Gerçeğimizin bilincinde olduğumuz taktirde, kurulacak hayaller, Mersin’in hayrına olacaktır.

 

Önce sorumuzu soralım: Mersin niçin başka illerden farklıdır?

 

Sorunun cevabı; nüfus yapısındaki farklılık ve bunun alt kimlikler ölçeğinde siyasileşmesidir.

 

Anadolu ve Arap Alevileri, Kürtler ve  merkezin köylerinden gelenlerle, ilçelerinden gelenler.

 

Mersin’deki tüm siyasi hesaplar bu üç kompartımana göre yapılıyor.

 

Güçler ve enerjiler bölünüyor..

Herkes kendi kompartımanı ile haşır neşir oluyor ve tabi ki kent’e sahip çıkan olmuyor.

Türkiye’de barajı aşamayan MHP’nin il genelinde %30;  yurt çapında %5  olan Dehap’ın Büyükşehir sınırları içinde %22 olmasının nedeni yukardaki nüfus yapısı ve kompartımanlaşmadır.

Bu nedenle Mersin özel ve özgün bir kent’tir.

 

Kent’in karar vericileri,  özel ve özgün yapıyı hükümete detaylı bir biçimde anlatmalıdır.

 

Hükümetten istediğimiz, önereceğimiz kapsamlı, yeniden yapılanma projesine destek olmasıdır.

 

Bu projenin esası, Kuzey bölgelerimize  insanların sağlıklı bir ortam yaşayacakları konutların yapılması ; binlerce vasıfsız işsizin  burada iş bulmalarına dayanıyor.

 

Alt yapısı belediyeler tarafından yapılacak olan bölgelerde, en az 40 bin konutun inşaası; geniş yolları, park ve oto parkları olan, dört katlı  her katta dört daire ve her dairenin  en az 110 metrekarelik bir alan olması planlanacak.

 

İki yıl içinde 40 bin konut üretilebilir.

Beş kişilik aileden 40 bin konuta 200 bin kişi yerleştirilebilir.

Çevre yolu diye tabir ettiğimiz Gazi  Mustafa Kemal Bulvarı’nın müftü deresi başlangıcından, Ataş yakınlarındaki çilek mahallesine kadar, yolun kuzey bölgesinde oturan vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğu, yeni konutların doğal üyesi olacak.

 

Mecburi olarak girecekleri yeni konut üyeliği için çok ucuz ve uzun vadeli taksitler ödeyecekler.

Bu arada mevcut evleri’de, belediyeler tarafından kamulaştırılacak ve tespit edilen bedel, üye olduğu yeni konut için peşinat ve taksitlerine sayılacak..

İki yıl gibi bir sürede, konutlar bitirilecek ve bölge insanları,  insanca yaşayabilecekleri konutlara yerleşecekler.

 

Eski konutlarının olduğu evler, belediyeler tarafından kamulaştırıldığı için, yıkılacak .

 

Yerlerine modern işyerleri ve park alanları yapılacak.

 

40 bin konutun inşaatı  süreci Mersin ekonomisini canlandıracak.

 

Doğal ki sadece inşaat sektörü değil, beyaz eşyacısından perdecisine kadar ekonominin tüm alanları hareketlenecek.

 

Mersin’in kentsel olarak yeniden yapılanması için kurduğumuz hayal, hiç de boş  bir şey değildir.

 

Ankara ve İstanbul’da bu tür çalışmalar başlatıldı bile.

 

Çünkü hükümet buna önem veriyor.

İyi anlatırsak, hükümet, projeyi destekleyebilir.

 

Adı MEKİK olan kuruluşun, esas olarak böylesine temel bir mesele ile ilgilenmesi gerekiyor.

 

Çoğu için gerçekten hayalci bir proje olabilir.

 

Ama dikkatle incelendiğinde gerçekleştirilebilir bir proje  olduğu daha net olarak görülür.

 

Birkaç yıl içinde ortaya çıkacak kentsel değişim, sosyal gerginlikleri de giderecektir.

 

Çünkü hepimizi biliyoruz ki Türk ve Kürt milliyetçiliğine oy veren vatandaşlarımız, kentimizin çeperleri diyeceğimiz bu bölgenin fakir insanlarıdır.

 

İnsanların düşüncelerini, yaşadığı koşullar belirler.

 

Daha iyi ortamlarda yaşayan insanlarımız, bugünkünden farklı düşünce yapılarına sahip olacaktır.

 

Kentsel dönüşüm projesi, bir taşla bir çok kuş vuracaktır.

 

Önce, iş. Sonra yaşanabilir konutlar..

 

Daha sonra canlı bir Mersin ekonomisi.

 

Ekonomik fayda ve sosyal fayda bir arada.

 

Bu arada iş ve ev bulmuş   göç insanlarının, kentle bütünleşme süreci.

 

Mersin için böyle ya da benzeri bir proje üstünde düşünüp, realize etmediğimiz taktirde, yapılan bütün iyi niyetli girişimler sonuç vermeyecektir.

 

Seyhan -Kazanlı turizm projesinin de, “yazlık konutları turizme açalım “projesi de ya da başka projelerde, ancak o şartlarda realize olur.

 

Çünkü bu proje, hem canlı bir ekonomik yapı hemde sosyal barışı sağlamış bir toplumsal yapıyı ortaya çıkaracaktır.

 

Çoğunuz bu görüşlerimin bir fantezi, derin bir hayal olduğunu söyleyip, tebessüm edebilir.

 

Tebessüm edenlere sorarım: Ben hayalciyim ama Mersin’in geleceği için bir önerim var, peki sizin ki nerede?

 

Çok Okunan Haber

HUZURLU SOHBETLER VE MARİNA KAVŞAĞI…

Semir Bolat yazdı   Mersin Büyükşehir Belediyesindeki değişim, kentin her noktasında hissedilir bir hava estiriyor. …

3 Yorumlar

  1. Süleyman Güvener

    Dikkat edilsin de kentsel dönüşüm rantsal dönüşüm olmasın. ATAŞ evlerinin olduğu bölgede kentsel dönüşüm yapılacaksa bu rantsal dönüşüm olur. ATAŞ evleri bölgesi olsa olsa yeşil alan olur, turizm bölgesi olur, yeme içme mekanları olur, spor kompleksi olur vs.vs.vs…Olmayacak tek şey o bölgede konut yapılmasıdır. Övülen Gültak’ın ilk göz diktiği bölgede orası her nedense…Yazık etmeyin o bölgeye…Gecekondu bölgelerinde yapılacak kentsel dönüşüme ise evet…

  2. Süleyman Güvener

    Kentsel dönüşüm adı altında TOKİ’nin rezil evlerine hayır. Betona hayır. Griye hayır. Dip dibe evlere hayır. Önünde 2 metrekare yeşil alanlı evleri bahçeli ev diye pazarlama zihniyetine hayır. Denize sıfır ATAŞ evleri bölgesi dışında yer mi kalmadı? ATAŞ evlerinin TOKİ denilen doğa katliamcısı kuruma peşkeş çekilmesine hayır. Gültak’ı pek sevdiğiniz anlaşılıyor, Allah muhabbetinizi artırsın da size ve sizin aracılığınızla Gültak’a soralım, bakalım cevap gelecek mi yoksa yine suskunluk ve unutmaya terk mi edilecek bu sorular, ATAŞ evleri bölgesi TOKİ’ye devredildi mi? Devredildi ise neden, hangi amaçla? Oraya ne planlanıyor? O bölge dışında başka yer mi kalmadı? Kentte tek tük kalan nefes alacak alanlardan birisinin yok edilmesine Sayın Turgut ve Ufukturu ne diyor acaba? Gültak ne diyor acaba? Pek sevimli pazarlanan başkandan ve Ufukturundan bakalım cevap gelecek mi?

  3. Süleyman Güvener

    Ufukturu ve Gültak’dan yanıt gelemedi ama bugün sonsestv gazetede ATAŞ evlerinde kentsel dönüşüm başladı haberi çıktı bile. Ne tesadüf! Denize sıfır bölgede yine kibrit kutusu gibi siteler, yine beton, yine grilik. Yine TOKİ her nedense! O alanın neden yeşil alan veya sit alanı ilan edilmediğini belki ufukturu araştırır ve kamuoyuna açıklar. Güzelleme yapılan GÜLTAK’ın niyetini de anlamış oluruz böylelikle. Yazıktır…Tek kelimeyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir