Rss - Döviz Kurları - Haber Ara - Manşet Arşivi - Gazete Manşetleri - Künye - İletişim
Radyo Dinle
AKP hukuksuz-muhalefetsiz demokrasi istiyor.. Mehmet Traş yazıyor
20.01.2012 13:14:00


Her yerde her zaman bir hükümet vardır ama her yerde her zaman bir muhalefet yoktur..Muhalefeti susturmaya çalışan veya baskı altına alan iktidarda demokrat değildir,Ak partinin son aylardaki politikaları da kusura bakmasınlar ama  bunu gösteriyor..

Ak Parti herkes konuşsun ama son sözünü söylemesin,son söz benim söylediğim veya beğendiğim olsun demeye getiren bir mantıkla ülkeyi yönetmeye çalışıyor,demokrasi anlayışını da buna göre formüle etmek istiyor..Demokrasinin nakarat bölümü yoktur..

Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlerden sonra Ak parti gemiyi iyice azıya aldı desek yerinde,tam bir muhalefet tanımaz,bireyi yok sayan, arkamda yüzde elli oy var ve milletin tek temsilcisi benim mantığıyla hareket etmeye başladı ve geleneksel devletçi, hukuku yok sayan bir parti konumuna büründü.

Ak Partiye ve Başbakan Erdoğan’a yönelik yapılan yazılı-sözlü ve toplumsal eylem içerisinde olanlar, Ak partinin düşmanı,illegal örgüt üyesi veya başka emelleri olan güçler,kişiler olarak göstererek suçlamayı siyasi bir gelenek haline getirdi Erdoğan..

Ak Parti ve Başbakan Erdoğan,hoşuna gitmeyen soruya kimin adına soruyorsun,hoşuna gitmeyen yoruma kime mesaj veriyorsun,hoşuna gitmeyen medyada atılan manşetleri ve haberleri kime hizmet ediyorsun gibi total bir karalama kampanyası yürütüyor,bu kampanyasını da kendine yakın olan yandaş medya ve yazarları da köşelerinde,televizyon ekranlarında daha da derinleştirerek havadan nem kaparcasına paranoyak bir şekilde, saatlerce kamuoyuna gerçeği çarpıtarak anlatıyorlar…Yazar geçinen kimi yağcıları milletvekili seçtirir,jöleli Yiğit’i kendine danışman yapar,Mehmet Altan’ı yazdığı gazeteden attırabilirsiniz ama gerçeği gizleyemezsiniz Başbakan..

Ak Parti terörle mücadele ile teröristle mücadeleyi birbirine karıştırdı,KCK operasyonlarıyla içinden çıkılmaz bir hal aldı..BDP’nin mitingine ve yasal etkinliklerinde bulunan,onların yayın organlarını okuyan,PKK ile uzaktan-yakından alakası olmayan yüzlerce insan terör örgütüne üye veya yataklık etmekten göz altına alında,tutuklandı hatta Türkiye de bir Kürt sorunu var diyenlerin  düşünceleri BDP ile kesişenler bile terörist muamelesiyle karşı karşıya gelmeye başladılar..Ak Partini bu muhalefete karşı tahammülsüzlüğü şiddete baş vuran örgüte güç kazandırdığı gibi,şiddetten yana olmayan insanları da oraya itiyor..KCK operasyonundan göz altına alınan herkesi terör örgütü olarak suçluyor Başbakan,göz altına alınan avukatlar için onlar hukuk adamı değil,terör adamı diyecek kadar mesnetsiz iddialarda bulunuyor,eğer polis operasyonları bir kararsa o zaman mahkemelere ne gerek var..BDP’ye oy veren iki buçuk milyon Kürt vatandaşları ,terör örgütünün üyesi olarak mı görüyorsunuz? Öyle görüyorsanız bu daha tehlikeli..

Başbakanın kendine muhalif olan her göz altına alınanlar için yaptığı açıklamalar;12 Eylül ve 28 Şubat’ta askeri darbelerde generallerin yaptığı açıklamaları çağrıştırıyor..

Bu da Mehmet Altan’ı doğrulamıyor mu? Mehmet Altan:“Askeri vesayetin yerini siyasi vesayet aldı” dediği için işsiz kalıyor.

Ak Parti 2005 tarihindeki çizgisinden uzaklaşıp iyice geleneksel devletçi partilerin,politikalarını uygular bir yörüngeye girdi..Artık devleti kutsuyor,devleti eleştirenleri neredeyse vatan haini diyecek Başbakan..

28 Aralık 2011 tarihinde Uludere de 34 Kürt vatandaşın F-16 savaş uçaklarıyla öldürülmesi karşısında gösterilen her tepkiyi PKK ve BDP çizgisinde değerlendirdi,hakaret içeren konuşmalar yaptı Başbakan…Uludere de 34 insan nasıl katledildi katilleri kim,bunu sormayacak mıyız,ne zaman açıklayacaksınız sayın Başbakan? Bu soruyu sormak için sizden müsaade mi isteyeceğiz,kızma  ama kusura bakmayın Başbakanım;Uludere de katledilen 34 Kürt çocuğunun katilleri kim mi,diyeceğiz? Bir aya yakın zaman oldu Uludere de katledilen 34 kişinin katledilişiyle ilgili bir açıklama yok,bunu kime soracağız?Hani elinizde dört saatlik görüntü vardı açıklayacaktınız,ne oldu bu görüntüler kayıp mı oldu?Uludere de devlet tarafından katledilen 34 insanın ölümünü unutturamazsınız,nasıl 1943 yılında general Muğlalı tarafından kurşuna dizilen 33  köylüyü unutmadıysa bu halk, Uludere katliamını hiç unutmayacak ve her platformda karşınıza mutlaka birisi çıkıp soracaktır..Uludere de katledilen 34 kişinin ailesinden bir özrü çok görüyorsunuz ve o insanların yakınlarının mağduriyetini gidermediniz,bunları sormayacak mıyız? Derin devlet görünenden daha derinde işte Hırant Dink davasından yargılanan katiller organize bir suçtan değil de,basit bir cinayet olarak karara bağladılar ve organize bir suç olmaktan çıkarttılar,buna ne diyeceksiniz sayın Başbakan?

Oral Çalışlara ve Ergün Babahana “Hırant Dink’i devlet içinde güçler öldürdü, beni de öldürmek istiyorlar” dediğinizi unutmadıysanız,bu davanın üzerinde günlerce düşünmenizi tavsiye ederiz sayın Başbakan.!

Eğer bu sorulara Ergenekon dan tutuklu generallerle cevap verecekseniz,siz o generalleri tutuklamasaydınız,dünya konjoktörü bunu sağladı size, yoksa o generaller sizi tutuklayacaklardı,bunu da bilin...Çünkü darbe günlüklerini ortaya çıkartan dergiye(Nokta) malum dergi diyordunuz,ne zaman Yargıtay Cumhuriyet Baş savcısı partinize kapatma davası açtı,o zaman uyandınız..

Devlet tarafından sizin üzerinizdeki tehlikenin geçmesi, bu ülkeye demokrasinin yerleştiği özgülüklerin boy attığı anlamına gelmez, gelmediğini de sizin uygulamalarınızdan, konuşmalarınızdan görüyoruz sayın Başbakan.

Batı standardında bir anaya yapmadan bu ülkede yöneten ve yönetilen bir demokrasi hayata geçmez..Asker-sivil ilişkisindeki gelişmeler önemli ama başka bir silahlı gücün devreye girmesi, yargının  da devre dışı kalmasıdır bu uygulanan..Temel hak ve özgürlükleri kapsamayan bir demokratikleşme inandırıcı olamaz.. Hukuk ve demokrasi birbirinden çıkan birbirini tamamlayan kavramlardır…Başbakanın ve Ak partinin lügatinde hukuk yok ki,bireyin özgürlüğü olsun olayları çoğulculuk kavramıyla ele alsın..Niye Kürtçe ana dilde eğitime karşısınız,neden ruhban okulunu açmıyorsunuz,neden Alevilerin ibadet yeri olarak gördükleri Cem evlerine yasal statü kazandırmıyorsunuz?Çünkü bu kesimler size oy vermiyor,verecek olanın da oylarının da bir etkisi yok,yüz bin gayri Müslimlerin oyunun hepsi sizin olsa ne yazar…Bu ülkede yaşayan herkes Türk,Müslüman ve Sünni mantığı devam ediyor,Ak Parti de iktidar olsa değişmiyor..Cumhuriyetin kuruluş felsefesi aynen devam ediyor,değişen sadece söylem değişikliği..Nasıl olsa devlet benim için tehlikeli değil,bana karşı olanları ortadan kaldıracağım bir güç benim elimde,mantığı Ak Parti eliyle işine geldiği gibi uyguluyor.

 

                                                                                                       

                                            
 Mehmet Tıraş
  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us





Kalan karakter

Önceki    1 / 15    Sonraki   Tümü
Erdoğan'dan sonra kimin Başbakan olmasını istersiniz?  











Tüm Anketler